Keklik Avı

 

    

        

Keklik Avı

Feyzullah Ağa, kafes kekliği yerine adamı ava götürerek öttürüp avlanan tek kişidir Kahramanmaraş ili Elbistan ilçesi ve havalisinde.
Yıl 1940-1960'lar arası. Kahramanmaraş ilinin Nurhak ilçesine bağlı Kullar köyünde (Şimdi Yeşilkent adı ile kasabadır) yaşanan ilginç olay şöyle seyreder:
Sofrası açıklığı, küsülüleri barıştırması ile ünlü hatırı sayılan ağalardan Feyzullah Şahin kafeste keklikle av meraklısıdır. Ancak; Feyzullah Ağanın kekliği Keyfo Sakar'dır. Dudak arasına kıstırdığı buğday sapı veya benzeri bir şeyle keklik gibi öter, öyle ki dağdaki keklikleri, saklandığı evsin veya tırmandığı meşe ağacının etrafına sıralar.
Keyfo, ağa ile çok samimi görüşür, yeri gelince şakalaşır. Ağaya göre, Keyfoğun kötü yanı, ötüp keklikleri atım sahasına getirince alıkoymasıdır (!). Usta keklik avcilari, kekligin ne dedigini çok iyi bilirler. Evet, altini çizerek söylüyorum çok iyi bilirler. Kekligi tas veya dal ile örterler. Ötmeye basladiginda, o havalideki keklikler sesi dinlerler. Hemen her biri bir yerden; “Bu yabani semtimize nasıl gelir? Bu apaçık eşimize söz atıyor. Onu kendisine nikâhlamak istiyor” deyip döğmeye hücum ederler. Tam yaklaşmaya başladığında, kafesteki yiğitce cevap verirse Hint horozları gibi kavgaya tutuşurlar. Korkmuşsa bir; “ Gırrrrr” tutturur. Bu ne mi demek? “Üstüme gelme, ben senden, ben sizden korktum, ” demektir. Az sonra gırr demeyi de kesip kekmesini kafese vurup zaman kaybettirir. Yabani; dövmek için geldiği kekliğin yerini ister istemez şaşırır. Sürekli aramaya başlar. Ancak atım sahasında olmadığı için avlanma sıfıra iner. Keyfo, ağaya bu anormal durumu şenlik olsun diye yapmaktadır. Bu alıkoyma anı başladığında bir hayli yalvarır, yakarır, minnet eder, rica eder ama Keyfo'nun inadı tutmuştur. Bu yalvarma faslı biter. Ağanın siniri tepesine çıkmıştır. Açar ağzını, yumar gözünü; dağdakileri rahatsız etmeyecek bir ses tonu ile ; “Ulan Keyfo haydi ötsene” ses yok; “Nesini ne yaptığım Keyfo ötsene” yine ses yok. Sinir had safhada. Af buyurun, ağa, ağzının çapıtını biraz daha çekip, küfürün 40'ını kırkparaya indirdikten sonra (çünkü, Keyfo bundan hoşlanmakta, damarı böyle kötülükten almaktadır) yeniden ötmeye başlar, kendinden korktuğunu sanarak dağılan keklikleri, çeşitli diller dökerek çağırır, ağa da tetiğe dokunur, bir kaçını halleder, kalkıp dönerler.
Kaynak: Elbistan Belediyesi'nden emekli Battal Bozkurt.
Not: Feyzullah Ağa, 20 Mart 1970 günü av dönüşü 66 yaşında vefat etmiştir. Hepsinin ruhları şâd olsun.