Kolcu İzzet

 

 

    

        

Kolcu İzzet
İlginç olay; Malatya ili, Darende ilçesi Kaldırım mahallesi ile, Aşudu deresi Osmandüzü mevkiî arasında yaşanır.
Bilmeyenlerin bilmesini isterim ki; değil daha eski tarihler, benim aklımın yettiği tarih olan 1950- 1955'lere kadar, Darende'de otel diye bir şey yoktu. Şehre gelip, köyüne, diğer deyimle menziline yetişemeyenler evlerde misafir edilirlerdi. Bu itibarla; “Misafirperverlik Darendelinin şanındandır” demiş o bölge ve o havzanın insanları. Ayrıca, birçok semtlerde ODA sahibi şahsiyetler varmış ve de var idi. Orada mahalle veya o semt sakinleri toplanır, bilhassa kış gecelerinde geçmiş yâd edilir, tatlı sohbetler olurdu. Yaşlılardan birçoklarının; “Ah!. O günler, ah!.O gece sohbetleri” dediklerine rastlanılmaktadır. Başlıkta adı geçen KOLCU İZZET de oda sahibi şahsiyetlerden biri.
Mevsim kış. Kar diz boyu. Omuzlarında birer mavzer iki kişi kapıyı çalıp; “Misafir kabul eder misiniz?” der. “Buyurunuz” denir. Mavzer, mermi dolu kütüklük ve fişeklikleri duvara asıp otururlar. Yemekten sonra sohbet başlar.
Kolcu İzzetaga az söz, öz söz söyleyenlerden. Konuşulanları dinlemek her zaman tercihidir. Diğer bir deyimle erkân adamıdır. Eşkıya olduklarını, falan yerde falan kervanı soyduklarını, falan köyde falan ağaya baskın ve soygun yaptıklarını ve daha birçok yerde vurup kırdıklarını ballandıra ballandıra anlatan misafir bu iki eşkıyaya EKSİ not veren KOLCU İZZET efendi hep dinler. Belli bir saatten sonra gitmeleri gerektiğini söyleyen eşkıyalar, kendilerine ilaveten atları da bol arpa ve samanla karınlarını doyurdukları için müsaade isterler. (Müsaade Allah'tan. Buyurun, nasıl isterseniz.) denir.
Bu eşkıya bozuntularının bol keseden ölçüsüz ve desteksiz attıklarını anlayan KOLCU İZZET efendi; “Şunlara bir oyun yapayım” fikrini kafasına kor. Cesaretine ilaveten ağır sıklet bünyeye de sahip. Tam bir pehlivan yapılıdır. Onlar kapıdan çıkar çıkmaz, kendisi de hemen mavzerini alıp çok kese, yani kısa olan bir başka yoldan, yıldırım gibi, Aşudu deresi Osmandüzü semtine varıp pusu kurar. Normal yoldan az sonra gelen bu iki eşkıyaya mavzeri doğrultup; “Teslim olun. Kıpırdarsanız kurşunu yersiniz” İhtarını yapar. Kıpırdarlarsa kurşunu yiyecekleri açık. Hemen; “Teslimiz” derler. “Tüfekleri yere atın” bu emri de yerine getirirler. “Atları ileri sürün.” Bu da tamam. “Attan inin”.Yine mecbur, inerler. “Atlarınızı birbiri ardına, onları da benim atımın arkasına bağlayın bakalım” Sıkıysa bağlamasınlar. Bu emri de yerine getirirler. Çünkü iş ciddî. Aksi halde canlarından olacaklar. “Hazır ol !.” komutu verip uygun adım marş” der. Mecburlar. Kolcu İzzet akıllı adam. Kendisini garantiye aldıktan sonra; “Duur!., geriye döön!..” komutu verir. Tam şok yaşayan eşkıyaları bir hayli tokatladıktan sonra, bir hayli da dipçikle döver. Tam bitkin hale geldiklerine kanaat getirdikten sonra, şipşak atına binip, arkasına bağladığı atlara ilaveten mavzerlerini de alıp yine o kese yoldan evine gelir.
Eşkıyalar şaşkınlık içindeler. Kar yoğun. Yaya olarak gidecekleri menzile ulaşamayacaklarını bilmektedirler. Mecburen, geldikleri yoldan tekrar İzzetanın evine gelirler. Vakit gece yarısını geçmiştir. Kapıyı çalarlar. “Kim O!..?” sesine, “Misafir” derler. Kapı açılır. Odaya girerlerken; bir serancam geçirdikleri hizmetkârının gözünden kaçmaz. Yüzlerindeki morartılar da cabası. “Bu ne hâl?” sorusu üzerine, geçirdikleri macerayı şöyle anlatırlar: “10-15 kişi varlar idi. Adamlar bize göz açtırmadı. Atlarımızı da, mavzer ve mermilerimizi de alıp kayboldular” derler.
Tepdil-i kıyafetle gidip arbede yapan olayın kahramanı KOLCU İZZET'i tanımazlar.
“Bunlar acıkmışlardır. Yemek getiriniz” talimatı verilir. Sofra getirilip, kaldırıldıktan sonra; KOLCU İZZET ağa: “Ulan teresoğlu teresler. Siz yine yalan söylüyorsunuz. Ne 10-15 kişisi. O yolunuzu çeviren, sizi bu duruma getiren ben idim. “İşte atlarınız. İşte mavzer ve mermileriniz. Her zaman misafire kapımız açık. Dikkat ediniz. Bir daha böyle ulu orta konuşmayınız. İşte örnek; “Siz konuşursunuz, biz söylemeyiz, yaparız, uygularız” diyen KOLCU İZZET efendiden özür dileyip uzaklaşırlar. (Kolcu İzzet efendi, 1961'de, 98 yaşlarında vefat etmiştir. RUHU ŞÂDOLSUN)
Kaynak; 86 yaşında bulunan babası Osman Kısacık'tan bizzat dinleyen, halen bir kurumda görevli torunu Hamit Kısacık.
Dipnot, boş konuşmayı seven herkes için bir ibret levhası olur kanısı ile durumu kitabıma taşımış bulunuyorum.