Kürt Hatun ve 3 Adet Kiraz

 

    

        

Kürt Hatun ve 3 Adet Kiraz

İlginç olay, Kahramanmaraş'ın Afşin (Yarpız, Efsus, Efesus) ilçesinin Dedebaba (Esas adı Develibaba'dır) Mahallesinde yaşanır.
Yıl 1960. Arif Açıkgöz'ün 13 yaşındaki oğlu Kemal ağır hasta. Kuzbahçe semtindeki bahçelerinde bulunan ceviz ağacının dibinde (gölgesinde), annesinin serdiği yatakta, yüzüne konan sinekleri gidermek için elini kaldıramayacak kadar dermansız. Zira, Elbistan D. Hastanesi Başhekimi Dr. Mirza Mirzali'ye de vaki götürülmüş, ancak olumlu bir sonuç alınamamıştır. Yani, tedbir alınmış, durum takdire bırakılmıştır.
93 muhacirlerinden olup (1893), önce Erzurum'a, ordan da Afşin'e gelip yerleşen, “Kürt Hatun” namı ile anılan, dürüst, tutum ve davranışlarındandır ki, sevilen ve sayılan, Arif efendinin de yakın bahçe komşusu olan Hatun Teyze, elinde üç adet kiraz ile ziyarete gelir. Bir taraftan eliyle hastanın yüzüne konan sinekleri elindeki mendil ile helleyip (yelleyip) gidermeye çalışırken; bir taraftan da; “Oğlum Kemal, şu kirazı ye” der. Nevar ki, Kemal; “Canım istemiyor. Yiyecek mecalim yok.” diyecek halde bile değil. Mayıl mayıl gözüne bakmaktadır.
Ancak, Hatun teyzenin vaki ısrarına dayanamayan Kemal, ister istemez zorlanarak bir adedini yer. Aman Allah'ım, sanki bir mucize yaşanır. Gözlerini açan kemal, doğrulup yatağın içine oturur. Gözlerinin içi gülmeye başlayan annesi; “Bak oğlum, Hatun teyzenin getirdiği bir adet kirazı yeyince kalkıp oturdun, öteki iki adet kirazı da yersen daha rahatlayacaksın.” der. Hatun teyzenin de ısrarı devam edince dayanamayıp, o iki kirazı da yemesi ile daha da canlanıp ayağa kalkar. Dahası, bahçenin alt kesimine doğru yürümeye başladığı anda, karşısından gelmekte olan babası Arif efendi, durumu görüp, sevincinden hüngür hüngür ağlayıp sevinç göz yaşı dökmeye başlar.
İlginçliği dolayısı ile, durumu kitabıma taşımış bulunuyorum.
Dipnotumuz; Aklıselimler ve de psikologlar, bu durumu nasıl değerlendirirler acaba diye merak etmemek elde mi? diyorum.