Mahkeme Salonunda
Bir İhtiyar

 

    

        

Mahkeme Salonunda
Bir İhtiyar


Olay, 1991 yılı, Tokat il merkez adliye salonunda yaşanır.
1998-2002'li yıllar Konya Asliye Ceza Hakimi olan Kemal Bani (Andırın'lı) günün Asliye Hukuk Hakimidir. Sivas il sınırı ve anayol kıyısında bir arazi keşfi yapılacaktır.
Köyden belirlenen bilirkişinin eline geçen mahkeme tebligatında; “.../... günü ..... keşfi yapılacak arazide hazır bulunmanız gerekmektedir” diye yazı olmasına rağmen; bir muzip 85'lik ihtiyara; “sen mahkemeden çağrılıyorsun” der.
Tebligatı alan ihtiyar, zarfın içindeki müzekkereyi okumadan, okutmadan adliye salonuna gelir: “yaşım 90'a yaklaştı. Ömrümde mahkemelik olmadım. Suçum ne ki beni çağırıyorlar, bu ne iş?” diye yükselen bir ses. İsmail Dalan hakim adayıdır. Salonu birbirine katarcasına bağıran ihtiyara yaklaşır; “Sâkin ol, sâkin ol !. dede, derdin ne? Bakayım” der. Elindeki müzekkereyi okur, durumu anlar ve ona anlatır. “Bugün keşif günü. Ben nasıl keşfe yetişirim. Köyün arabaları akşam gider.” der.
İsmail Dalan aynı hakimle o keşfe gitmeye hazırlanmaktadır; “Gel, üzülme. Hakimimle görüşüyüm. Seni keşif arabası ile götürürüz” der ve öyle olur. Keşif biter. İhtiyarın dürüstlüğü hoşuna gider. Hakim Kemal Bani tekrar keşif arabasına alır. Köye, dahası da evine kadar iletir. İhtiyar çok çok teşekkürlerle hakimi uğurlar.
Not; Devletin her kademesindeki görevli vatandaşa böyle sıcak baksa, böyle hoşgörü ile yaklaşsa, bak nasıl birlik-beraberlik sağlanır? Devlet-vatandaş kucaklaşması da bak nasıl olur?
Devlet yönetiminde yarın görev alacak gençlerimiz; bu örnek davranıştan ibret alırlar kanısı ve düşüncesi ile durumu kitabıma almış bulunuyorum. Umarım, bu küpürü kesip saklar ve de günü gelince aynı duyguları taşımaya özen gösterirler.