|
Hasta Koyununu Malmüdürüne Getiren Teyze
Başlığı okuyup da, “hastalanan koyun, veteriner hekimi dururken malmüdürüne
gider mi?” diyenleriniz olacak elbette. Kitabımın konusu, zaten böylesi
enteresan olaylara yöneliktir. Şunu bir kere daha hatırlatmak isterim ki;
olmayan, yaşanmayan hadiselere kesinkes yer verilmemektedir kitabımızda.
Bu ilginç, oldukça komik olay 28.08.1998 günü Kahramanmaraş ili Elbistan
ilçesinde yaşanır.
Hanım teyze, hastalanan koyununu alıp getirir, hükümet konağı bahçesi
girişindeki bir ağaca bağlar. O orda bekleyedursun.
Bizde, “mal” deyince bilindiği gibi başta hayvanat ve daha sonra da
taşınmazlar akla gelir. Onun için de, Osmanlı'dan beri gelen bu anlayış,
Atatürk'ün kurduğu T.C. döneminin başlaması ile de hazinemizin bu birimine
MALMÜDÜRLÜĞÜ denilmiştir.
Hanım teyzenin bu duygusundandır ki koyununa malın müdürü (!) bakacaktır.
Olacak ya, Elbistan'a yeni atanan sayın Sevgi Kayaaltı Hanımefendi o gün
göreve başlamak üzere dış yani bahçe kapısından girer. Konağın kapısına
doğru ilerlerken personelden, muzip biri; hanım teyzenin; “İllâ malmüdürü”
dediğini bilmektedir. O anda hemen muzipliğini sergiler: “Teyze teyze, aha
malmüdürü gidiyor” deyip parmağı ile gösterir. Hanım teyze derhal peşine
takılır. Makam odasına kadar takip eder. Sevgi hanımın peşinden girer. Daha
koltuğa oturmadan dram başlar:
“Koyunum hasta. Malın müdürü sensin. Ona ilaç yaz ki, kullanayım da iyi
olsun. Sana dua ederim.” v.s. Sevgi Hanım, olgun, pişkin bir idareci. Durumu
dinler, saf mı saf bir teyze. Biraz izah etmek ister; “1. katta veteriner
hekimliği var, oraya git, sana yardımcı olurlar” der. Ne mümkün. “koyunum da
koyunum” ısrarı sürer. Bir çay ikram ettikten sonra; Sevgi hanım zile basar,
hizmetliye; “Teyzeyi veteriner hekimliğine götür” talimatını verir. Elini
sırtına kor; “Haydı teyzeciğim. İşin rast gelsin.” diye uğurlar.
Kaynak; bizzat kendisinden dinlemiştim. |