Horoz gibi Öten İşadamı

 

 

    

        

 Horoz gibi Öten İşadamı

İlginç olay, Adana, Karşıyaka, Kozan yolu üzeri, günün -büyük işadamlarından Mehmet Nuri Sabuncu'ya ait Akdeniz İplik Fabrikasında yaşanır.
Yıl 1952'ler. Mehmet Nuri Sabuncu'nun oğlu Nuri, babasının il dışında olduğu bir sırada, pek gösterişli olmayan yazıhaneyi; mobilya olarak masa, koltuk, dolap v.s.ire ile donatır. Olacak ya, ertesi gün babası gelir. “Bu nedir?” diye sorar. Nuri; “Baba biliyorsun; yazıhanemiz biraz gösterişsiz idi. Bak ne güzel, donattım” der. “Benim görüşümü, rızamı almadan sen nasıl bu işi yaparsın?” deyip sinirlenir. Daha sonra öfkesini yenemeyen Mehmet Nuri Sabuncu, eline bir balyoz alıp, hepsini kırdıktan sonra, kırık masanın üstüne çıkıp, kalabalık izleyicilere de dönerek; “Gıgıgııık!..” diye birkaç defa öttükten sonra; “Bilen bilmeyene, duyan duymayana söylesin, duyursun. Burasının bir horozu var, O da benim ”der. Ertesi gün, Yazıhane takımı satan bir mobilyacı çağırır. Şurasının ölçüsünü al, en modern takımlarla donat, döşe.” Talimatı verir. Gereken yerine getirildikten sonra, oğlu Nuri'yi çağırır. “Durum sana ders olsun” deyip yazıhane ve kasanın anahtarını teslim eder.
Kaynak: o tarihlerde, ben o fabrikada çalıştığımda, bilenlerden bizzat dinlemiştim.
Not:Burada gençlere mesaj var. Sorumluluğu tam üzerine almadan, bir iş doğru da olsa büyüğüne danışmadan, o işi yapmamasının daha iyi olacağı, şu duruma göre tartışılmaz. Yarının büyüğü ve geleceğimizin ümidi gençlerimizin ibret alırlar kanaati ile durumu kitabıma taşımış bulunuyorum.