|
Ölü ile Öte Dünyadakilere Selam
Malatya ilinin Darende ilçesine bağlı Balaban kasabasının bir maskotu var.
Diğer deyimle Nasrettin Hocası. Onu herkes sever ve de sayar.
“Eşeli Abidi” namı ile de anıldığını bu yazıma kaynak olan, eğitimci yazar
Mehmet Gülseren'den öğrendiğim Abidi Çiftçi'yi halk muhtar yapmaya karar
verirler. Mütevaziliğindendir ki, “…ben buna lâyık değilim, etmeyiniz,
yapmayınız” ısrarına rağmen haline bırakılmayıp Balaban'a muhtar seçilir.
Bugünün siyasileri gibi gündemde kalmayı, gündeme gelmeyi seven ve “Abidi
Ağa” diye de çağrılan Abidi Çiftçi, muhtarlığı nazınan kabul etmesine rağmen
yukarıda söz edildiği gibi ara ara gündeme gelmeyi de sever. Bu çerçeve
içinde bir muziplik düşünen Abidi Çiftçi bir cenaze merasiminde komediyi
sergiler.
Musalla taşında kılınan cenaze namazından sonra tabut omuzlara alınacağı
anda Abidi Ağa; “Cemaat bir dakika, tabutu indirin” der. Cemaat, şaşkınlıkla
tabutu indirir. Kalabalığı yara yara varır. Cenazenin üzerindeki örtünün baş
tarafından bir kısmını kaldırıp ölünün kulağına eğilir. Karşılıklı
sorulu-cevaplı konuşuyorlarmış gibi birkaç saniye baş başa kalmış olur.
“Tamam cemaat; buyrun, kaldırın” der.
Bu durum cemaati şaşkına çevirir. Mezarlığa kadar hep bu konuşulur; “Ölümü
şüpheli de, sağ olup olmadığını kontrol etti acaba?” diyenler olur. Neyse,
defin işi diğer deyimle defin töreni sona erer.
Merakını gizleyemeyen cemaat; “Abidi Ağa, biz şaşkına döndük. Allahı
seversen doğru söyle, ölünün kulağına ne dedin?” diye sorarlar. Abidi Çiftçi
gayet sakin; “Şaşkına dönecek, hayrete düşecek pek bir şey yok. Vardığında
komşuların sana hoş geldine gelir. Eski vatan şooo! Yalancı dünyada ne var,
ne yok? diye sorarlar. Sen de de ki; hiç sormayınız, sizin, hepinizin
tanıdığı Abidi var ya, O Balaban'a muhtar oldu. Var, yalancı dünyanın ne
hale geldiğini düşünün. De diye tembih ettim, Hepsine hepimizden selam söyle
dedim". Ruhu ve ruhları şâd olsun. |