Ayakkabı Bağışı

 

    

        

Ayakkabı Bağışı
Kahramanmaraş'ın Elbistan ilçesinden Saatçi Nazmi; Hayırsever ve engin gönüllülerden. Bir gün, Yolu düştüğü Gaziantep'te dolaşırken, karşıdan, gelmekte olan ve de ayağında ayakkabısı olmayan bir gariban Nazmi efendiye; “ Baba şu halime bak, Allah rızası için bana bir ayakkabı satın al” der. Kaç numara giyiyorsun? diye sorar. O da cevabını verince; tamam benim ayağım da aynı numara. Ayakkabısını çıkartıp, “Giy bakalım” der. “Tam oldu. İşte sana ayakkabı. Hayırlı olsun. Ben çorabımla eve giderim” der. O semtte oturan yakın dostu ve de hemşehrisi Öğretmen Celal Akat'ın doğru evine gelir.
Akat, bu ne hal? Bir kavga mı yaptın? diye sorar. O da; “ Evet, nefsimle kavga yaptım. Ayakkabımı bir fakire hediye ettim” cevabını verir. Akat'tan aldığı emanet bir ayakkabı ile ayakkabı dükkânına gidip yeni bir ayakkabı satın alır.
Mali durumu yerinde olup ta, gerek zekât vererek, gerekse baş-göz sadakası olarak fakirlere yardım etmeyenlere bir mesaj var bu kıssadan hisse olayında.
Susayan çeşme arar/ Olmaz sevende karar/ Güzelleri olmasa/ Bu dünya neye yarar?
Diyen şairin şiirinden Saatçi Nazmi kardeşimize manevi cepheden pay düşer kanımızca.
Allah da gönlüne göre vermiş, Saatçi Nazmi'nin. Doktor olan oğlu, kendisini başına taç etmiş; “Öfff!..” dedirtmemeye çalışıyormuş. Allah bağışlasın. Böyle evlat tüm insanımızın başına. Âmin!..
Not; Sevgili gençler: Anne ve baba duası Allah indinde geçerlidir. “Onların duasını alınız” Âyet-i kerime ve hadisle sabittir. Sakın beddualarını almayınız. Beddualarını alırsanız iflah olmanız zor. Bilesiniz.