Şamoğ ile Hacı Memedin Güreşi

 

    

        

 Şamoğ ile Hacı Memedin Güreşi

Ecdadımızın güreşe çok önem verdiği tarihen sabittir. Hattâ; “Daha dün” diyecek kadar yakın 1960-70'lerde güreşsiz düğün olmazdı. Ayrıca bölgenin belli ağaları arasında iddialı güreş tertiplenir, her ağanın seçtiği pehlivanlar güreşir ve kazanan taraf onunla öğünürdü. Bunu halen yaşlılarımız bilmekte, yeri ve zamanı geldikçe tatlı tatlı anlatmaktadırlar.
Başlıkta sözü geçen: bölgede adı konuşulan iki büyük pehlivanın güreş olayı, 1915'de, Til (şimdi Akbayır adı ile kasaba) köyünde yaşanır. Güblüce köyünden olup, halen Elbistan'da oturan, TKİ'den emekli yeğeni İsmail Özdemir ve eski muhtar Mustafa Doğan'dan bizzat dinlediğim, onların da babalarından bizzat dinledikleri, köy halkının da halen sözünü edip kritiğini yaptığı olay şöyle seyreder:
Hacı Memet, ağır sıklete sahip, Güblüce ve havalisinin, ağırda güreşen en genç ve de son günler ve aylarda adı çok konuşulan, girdiği güreşlerde şalvarı alan pehlivanlardan. Güreşe öyle merak sarar ki; sık sık Belen tepesine çıkıp davul sesi dinler. Yer yüksek, ova da enginde olduğu için hangi köyde düğün varsa bil ki orada güreş var kabul eder Hacımemed.
Davulun sesine göre yola çıkar, davulun sesine göre köyü bulur, beklediği güreşe katılır ve de yüzde doksan şalvarı alıp gelir. Belen tepesine son çıkıp dinlediği davul sesi Til köyünden gelmektedir. Bunu anlar anlamaz gitmeye hazırlanır. Durumu gören Tahirağa “DOĞAN” (Maraş'ın kurtuluş harbinde çete reisliği yaptı ve büyük yararlıklar gösterdi. Bu tarihen sabit) ile babası Ali efendi; “ Hacı Memet, gel sen bu Til köyü düğün güreşine gitme. Oraya çok tecrübeli ve senden birkaç yaş önde, kartalmış pehlivanlar gelebilir. Sen daha yeni yetişiyorsun.” diye öğüt de bulunurlar. Ne mümkün. Gitmekte kararlı. O zaman, Tahirağa şöyle der; “Madem israr ediyorsun. Haydı git. Allah gücünü ve kuvvetini artırsın. Şalvarı alıp dönersen, Belene gelince iki el silah sık. Biz seni köycek, düğün bayram şenliğiyle karşılayalım” şeklinde tembihte bulunur.
Hacı Memet; Til köyündeki güreşe katılan ve de başa güreşecek olan başpehlivanlardan en genç ve diğer deyimle en yeni yetişeni. Buna rağmen başa soyunur. Rakibi Alembeyli Kör Durdu, namı diğeri Durdu Çavuş. Güreşin zirvesinde, yıllardır sesini duyuran, adını konuşturan adam. Kapışırlar. 1-2-3 dalıştan sonra, Durdu Çavuş, meşhur Elbistan çangalını takar. Sırtı üstü yere yıkması gerek. Ne var ki, başaramaz. Sanki bir kaya. Tecrübe sahibidir. Hemen sırtını tapışlar. “Maşallah!.. Genç olmana rağmen çok güçlüsün. Meydanı sana bırakıp ben çekiliyorum” der. Durdu Çavuşun köylüsü Firikçi Ali de başa güreşenlerden. Durdu Çavuşun sahadan ayrılışına sinirlenip kendisi soyunur. Kapışırlar. Ne var ki, Hacı Memet gerçekten yenilecek gibi değil. Firikçi Ali'yi de yıkan Hacı Memet sahaya diz çöküp oturur. Bu; “Göğsünden atan varsa buyursun” demek. Bir grup fiskos yapar: Neticede Şamoğ'un gelmesine karar verirler. Hemen Demircilikli Şamoğ'a bir at gönderilir. Yer yakın olduğundan biraz sonra Şamoğ gelir. İki dev pehlivan meydana çıkar. Bu sırada, Şamoğ; “ Bak, sen gençsin. İyi dinle; benim bir kafa vurma maharetim var. Dedi, demedi deme.” Diye bir göz dağı verir. O da; “Serbestsin, vurabilirsin” der. Bir peşrev (Perdah) çekip, güreş yeniden başlar. Heyecan dorukta. Kıran kırana bir güreş. Öyle bir an olur ki, aşırı yorgunluktan ikisi de bayılır. Cazgır (Hakem) davulu durdurur. Biraz ara verir. Daha sonra yüzlerine su serperek ayıktırır. İki dev pehlivan yeniden kapışır. Bu sırada Şamoğ söz ettiği kafayı vurur. Hacı Memet; “O anda gözlerimden çıngı sıçradığını hissettim” diye söz etmiştir. Bu kafa vuruşa rağmen Hacı Memedin güreşe devam ettiğini gören, son derecede de yorulan Şamoğ, Kördurdu gibi O da çok aşırı yorulduğundan sahadan ayrılır.
Şalvarı alan Hacı Memet Belen'e geldiğinde havaya iki el silâh atar. Tahirağa derhal köylüyü toplayıp yoğun bir kalabalık oluşturarak Hacı Memedi törenle karşılar. Bu durum Güblüce halkına düğün-bayram havası yaşatır. Bu sevinç günlerce konuşulur, halen de sözbaşı geldikçe konuşmaktadırlar. Fakat, ne üzücü ki, Hacı Memedin, Şamoğ'un vurduğu kafadan aldığı darbe sonucu başlayan başındaki ağrı gittikçe artar ve iki yıl süren ızdırap sonucu vefat eder.
(Şamoğ'un yegeni, köyün bir zamanlar muhtarlığını da yapan Ali Haydar Temur'un bizzat anlattığına göre, Şamoğ Temur, 1928'de 48 yaşında vefat etmiştir.)
Not, 16 yaşlarında güreşe merak saran, her yıl ve hemen çok düğünde şalvarı ala ala bölgede üne kavuşan, 30 yaşlarında vefat eden Hacı Memedi, Güblüce halkı halen unutmuyor, yeri ve zamanı geldikçe ondan sitayişle bahsediyor, O'nunla övünüyor. Ruhu ve ruhları şâd olsun. Âmin.