Alâmet

 Derviş Şahin

    

        

Alâmet

     Stresi az'a, hatta daha az'a indirmenin en iyi ve tesirli ilâcı tatlı sohbettir. Bu tartışılmaz. Olur ya, bilmeyenler olabilir düşüncesi ile, bağışlanacağımı  umarak hatırlatmak istedim.   

        Günümüzün, gerek kriz konusu, gerekse Devletimizi yönetenlerin; tabanın sesini bir türlü duymamaları, feryat ve figanlara aldırış etmemelerinin, bir sohbette kritiği yapılıyordu.

        Bu sırada, yaşanmış esprili bir olayı, AEL'den emekli Derviş Şahin; 2001 yılı sonları ve 2002 başları, yurdumuzun son derece krize girmesine neden olan; ANAP-MHP ortaklı, DSP Genel Başkanı Bülent Ecevit'in başbakanlığında kurulan hükümetin durumuna temsil getirerek şöyle anlattı:  

         Yaşlılarımız bilir, 1955-65'li yıllar arası Kahramanmaraş ili, yurtta 4. büyük ovaya sahip Elbistan'da çeltik ekilir ve en iyi pirinç de Elbistan'da  üretilirdi. Ancak, çeltiği ayıklayacak fabrika olmadığı için üretilen çeltik develer ile Ekinözü-Kabaktepe köyünü takiben Ceyhan Nehri vadisinden Ahır Dağını aşarak Kahramanmaraş'a nakledilirdi.

        Bu sıralarda, Karahüyük köyü civarında otlatılmakta olan sürüden ayrılan bir deve  Kalaycık köyüne doğru ilerler. Yorulan deve köyün alt kesiminde bir çukura ıkıverir (yatar). Kalaycık'ın Hasso dayısı da oradan geçerken ilk defa gördüğü deveye yaklaşır. Acayip bir hayvan. At, eşek semerine kısmen benzeyen hörgücüne dikkatli bir şekilde  bakar. Çok acayibine gider. “Allahım, bu nasıl bir yaratık?” demekten kendini alamaz. Ancak, sırtındaki semere bakınca; bunun, insan oğlu'na hizmet eden bir hayvan olduğunu anlar.

       Hasso dayı; biraz daha yaklaşır, eşek semerine biner gibi hörgücüne biner. Biner binmez kalkan deve Kışla köyü istikametine doğru koşmaya başlar. Bir devenin ağırlığı 650 kilo, 50 ila 70 km.de sürat yaptığı kayden sabit. Yüksekliği ise 2 metre 10 cm.'dir. Atlarsa ölüm hazır gibi. En iyisi, hörgüce sarılıp düşmemek azmiyle gittiği yere kadar gitmek.

       Bu durumu gören; Kalaycık köyünden, halen sağ Ali Rıza Efendi; “Hasso dayı nedir bu hal? Nereye gidiyorsun?” diye sorduğu soruya; şöyle cevap verir:

        “..Loo!.. Alirzafendi (Ali Rıza Efendi) sorma, sorma; Hasso bindi bir alâmete, gidiyor kıyamete, Fato'ya selam söyle, ya gelirim, ya gelemem."  Ruhu şâd olsun (Fato, eşi olup esas adı Fatma'dır)” diyerek sözü bitiren Derviş Şahin, bu espri ile hepimizi güldürdü, gerçekten stresimizin atılmasına vesile oldu. İsabetli bir temsil, güldükçe güldük.