Bayan Öğretmene Takdir

Zeynel Abidin Genç

    

        

Bayan Öğretmene Takdir

  “Atana, ecdadına rahmet; kız da olsan, akıllıymışsın” diyen 80'lik bir ihtiyarın tutum ve davranışından bahsetmek istiyorum bu yazımda.

   1.paragraftaki başlığa bakılınca, sanki kızlar akıllı olmazmış da, yazıya konu olan kızımız akıllıymış gibi bir hava da doğmuyor değil. Bu söz yaşlı bir ihtiyar dedeye ait. Bunu köşeme almamdaki maksat, Türkiye Cumhuriyeti'nin nereden nereye gelişini belgeleyen bir durum sergilemesindendir. Bağışlanacağımı umarak konuyu kitabıma  taşımış  bulunuyorum.

   Bu tartışmalı ve de ilginç olay; Bingöl'e bağlı Solhan ilçesi Arakonak İlköğretim Okulu 4. sınıfında geçer, 2002 ders döneminde.   Kahramanmaraş ili Elbistan ilçesi Emniyet Müdürü Zeynel Abidin Genç'in kızı Serap Genç, sözü geçen okulda öğretmen. 4. sınıfı okutmaktadır. Tam ders sırası, kapıyı da çalmadan, yaşlı, eli bastonlu bir ihtiyar apar-topar içeri girer. Hoca hanım; “Buyurun dede, ne istiyorsun?” diye sorar. O da, koynundan birkaç parça kâğıt çıkartır; “Kızım, şu benim tapu belgelerim. Toplamı kaç dönüm oluyor, şunu bana lütfen çıkart, hesap edip bir kâğıda yazıp ver” isteğinde bulunur. Serap hoca, cahilleri; imkânlar ölçüsünde eğitme,  iyi ile de iyi olmanın uzmanı bir babanın kızı. Gerek O'ndan aldığı terbiye, gerekse M.E Bakanlığının Eğitim potasında pişmiş ve yetişmiş  bir eleman olarak O'nu hoşgörüyle karşılar.  

   İlim ve irfanla beraber insana insanca yaklaşmayı da öğreten M.E. Bakanlığımızın değerli öğretmenlerinden biri olan Serap Hanım bozuntuya meydan vermeden, bu davetsiz misafirin elindeki tapu senedinin ilgili satırlarını okur, m² alanlarını da yazıp toplar. Bu sırada komik bir de  manzara sergilenir şöyle  ki; Hoca hanım bu iş ile meşgul olurken, öğrenciler de sevimli dedenin etrafına toplanırlar. Hoca hanım orta yerdedir. Yaramazlık yapan, fazla ses çıkartan öğrenciye,  bastonuyla yavaşça vurup; “Susunuz!.” diyor. Sanki sınıfın öğretmeni 80'lik o ihtiyar.   Serap hoca, tapu senetlerini, onun anlayacağı dil ile; ... yerde 10 dönüm, ... yerde 13 dönüm, ... yerde de 10, toplam 33 dönüm tarla ve bahçen varmış der.

   İhtiyar; “Atana, ecdadına rahmet, her ne kadar kız olsan da akıllıymışsın. Demek ki kız çocuklarını da okutmak lazımmış. Zamanında biz yanılmışız...” der. “ Sağol, varol” diyerek sınıftan ayrılır.

   Bu yaklaşımın aksi; “Burası okul, tapuda işin var ise tapu  sicil müdürlüğüne git, çek kapıyı” diyen de bulunmaz değil ülkemizde, az da olsa. Ayrıca, dinimizin baş emri; “Oku” olmasına rağmen, bir zamanlar kız çocuklarının okutulmasını günah sayan yaşlılarımızın son halkaları bunlar. Onu da Serap hoca, 3-4 dakika içinde güler yüz ve tatlı dil ile karşılayıp, güzel bir hava içinde uğurlamasıyla eğitmiş olmuyor mu? Öğrencilerinin imajında da yer alıp unutmayacakları gibi, velilerine de anlatmışlar, onlar da bu durumdan memnun olmuşlar, bir süre bu durumu örnek eğitimci diye konuşmuşlardır muhakkak.