Ayakkabı Kalıbı

    

        

Ayakkabı Kalıbı

Hassas terazi gibi iki eliyle ayakkabı kalıbını tartıp, biri diğerinden bir kundura çivisi (mıhı) ağırlığını bilme olayı, Malatya ili Darende ilçesi Şuğul köyünde yaşanır (Yenice kasabasından bölünerek müstakil köy oldu)
Yıl 1950. Sivas'ta köşkerlik mesleğini (sanatını) öğrenerek Şuğul'a dönen, daha sonra da birçok komşu gençlerine cömertçe öğreterek, uzun yıllar onların ekmek sahibi olmalarına vesile olan Abdurrahim Perçin'e, iyi marangoz Abidin Kurt bir çift kundura kalıbı yapıp ikram eder.
Pırıl pırıl bir kalıp. Eline alır. Evirip-çevirip, birisini bir eline, diğerini de öteki eline alıp indirip-kaldırdıktan sonra; “şu kalıp şundan bir kundura mıhı (çivisi) ağır” der.
Orada bulunanların dikkatini çeker bu tartma olayı. “Haydın tartalım” deyip yan taraftaki bakkal dükkânına götürüp tartarlar. Evet, biri az ağır gelir. Öbür tarafa bir kundura çivisi konulunca ibre milimi milimince doğrulur. (Kundura çivisi o zaman özel bir çiviydi. Hem, buz ve karda kaymasın, hem de geç eskisin diye kundura altına çakılırdı.)
Hayretler içinde kalınan bu olay, yeri gelince söz edilir, örnek verilir. Ruhları şad olsun. Kaynak, aynı köyden olup Elbistan'da esnaf Mustafa (Mıstılı) ve Zihni Kalkan.