Balıkçıl'da Güreş

    

        

Balıkçıl'da Güreş

Diğer bir yazımızda da belirtmiştik. Konu aynı, seyri başka olduğu için yineliyoruz.
Kahramanmaraş'a bağlı; Elbistan, Afşin, Göksun, Ekinözü, Nurhak ilçeleri ve çevresinde, yakın yıllara kadar; evlenen her gencin düğününde mutlaka güreş yapılır, bazan 2 gün sürer, mevsim kış ise meydanın karı kürünerek güreş mutlaka gerçekleştirilirdi. Bunu yaşlılar, hattâ orta yaşlıların çoğu bilmektedir.
Kahramanmaraş'a bağlı Elbistan ilçe merkezi Kızılcaoba mahallesinde 1878'de dünyaya gelen, Karahöyük köyüne naklen giden, 1941de vefat eden, 120 hokka (Bir hokka bir kilo 333 grm.) sıklete sahip Alihafızoğlu Mehmet ÜNAL (MEMEDA) sırtı yere gelmeyen pehlivanlardan. O ünlenedursun.
Bir pehlivan da yine Elbistan'a bağlı Alembey köyünde yetişmiştir; DURDU GÖK. Namı diğeri KÖR DURDU. Halk arasında; DURDU ÇAVUŞ diye de anılan DURDU Pehlivan da 110 hokka sıklet, 1.95 boya sahip. Amma velakin, Mehmet ÜNAL ile güreşip yenmesi düşünülmüyor bile…
Bir gün, bir oda sohbetinde Alembeyliler; “Durdu Çavuş, sağol, bu yıllar hemen her düğünde başı alıyorsun. Ah!. Bir de şu Alıhafızoğlu Memeda'yı yıksan, göksümüzde gömlek kalmaz” demeleri üzerine; “Komşular, beni iyi dinleyiniz!.. Alihafızoğlu Mehmet Pehlivan zengin bir ailenin oğlu. O, balınan, yağınan, kavurma ve akla gelebilecek en gıdalı yemeklerle besleniyor. Ben ise, bir gariban aile çocuğuyum.Yavan ekmek, soğan ekmekle besleniyorum. Elbette o daha güçlü ve kuvvetli olacak” demesiyle cemaat birbirinin gözüne baktıktan sonra; ağzı laf yapanın biri;
“Komşular; DURDU doğru söylüyor. Ben sizlere bir teklifte bulunayım: bu günden sonra, her gün bir eve davet edelim. İmkânı olanlar koyun, kuzu, diğerleri de; hindi (culluk), kaz, tavuk, horoz kesmek suretiyle ziyafet çekip bu adamı 40-50 gün besleyelim. Müteakiben ilk güreşte karşılaştıralım. Sanırım beklediğimiz sonucu alırız.” Bu teklif olumlu bulunup uygulamaya başlanır.
Bu uygulama sona erer. Balıkçıl köyünde Hacı Memiş ağanın düğünü var. Mevsim kış. Sahanın karı kürünür. Bu iki ünlü pehlivanın güreşeceği duyulması dolayısı ile, çevre köylerden çok kalabalık oluşur. MEHMET ÜNAL pehlivan ile DURDU GÖK pehlivan kucaklaşır. Birkaç dalış yapar. Ne mümkün? Yerinden oynamaz bir kaya sanki. Böyle olmasına rağmen, köylüsüne verdiği söz dolayısı ile dalışları uzatır. Bir bakar ki, bu kişiyi yenmek imkânsız. DURDU, elini havaya kaldırarak davulcuyu işaret edip durdurduktan sonra, Alembeyli'lere hitaben şöyle konuşur;
“Saygıdeğer komşularım: bunu çevre köyler halkının da duyduğunu biliyorum. Beni 40-50 günden beri; kuzu, koyun, keçi, hindi (culluk), kaz, tavuk, horoz keserek, en yüksek gıdalı yemeklerle beslediniz. Sağolunuz. Ben de iyi hazırlandığımı sanıyordum. Nevar ki, bu pehlivanla güreşmem imkân hariciymiş. Hakkınızı helâl edin. Ben pes deyip ayrılacağım” diye konuştuktan sonra, MEMEDA'nın elini sıkıp tokalaşırken, halk da son derece takdir edip alkış tufanı içinde sahadan ayrılır.
Durumu, ilginçliği dolayısı ile kitabıma taşımış bulunuyorum. Başından 9 evlilik geçen, 1956'da 80 yaşlarında vefat eden, 5-6 çocuğunu ancak öğrenebildiğimiz DURDU Pehlivanın şu dürüstlüğüne bakınız ki; iradesinin dışında da olsa, komşularından helâllık diliyor. ALLAH'ın huzurunda hesap vermekten kaçınıyor. Ne kadar güzel bir ALLAH'a bağlılık. O bir tek Alembey halkının Peki, 70 milyon TÜRK Milletinin hakkı olan Devlet Hazinesinden, bankacılık veya ihalecilik formülleri ile katrilyonları hortumlayan bu canavar ruhlulara ne demeli acaba? Bunlar, hortumladıkları 40 milyar dolar olduğu hesaplanan bu parayı mutlaka ve mutlaka, tahsil edilip, devlet hazinesine, ana faiziyle birlikte aktarılmasını, bu millet, son derece güvendiği bu hükümetten sabırsızlıkla beklemektedir… (21 Haziran 2003)
Kaynak; Alembey köyünden Durdu Kancı (80), İbrahim Doğan (75) ve sohbetlerde vaki dinleyen Alemdar köyünden olup, Kızılcaoba Mahallesinde oturan Emekli Öğretmen, şair ve yazar HANİFİ KARA.