Büyüğümüz M. Halil'den Bir Anı

    

        

Büyüğümüz M. Halil'den Bir Anı
Kaynak; 1960'ların Elbistanın Sesi Gazetesi'nde yayınlanan; İlköğretim müfettişi merhum Necati Erginöz'ün, Atılan Fiskeler Köşesi.
Yıl 1952'ler. Profesör Mükrimin Halil Yinanç ve birkaç arkadaşıyla Kantarma Köyünün muhtarı Aligül Bakır'ın (Dede) Kızılkandil mezrasındaki yayla evine davete giderler. Sohbet uzar. Saat gece yarıyı geçmiştir. Uykusuzluk hat safhadadır. Şişede durduğu gibi durmayan boz ayran masada tabiî. Berrak bir gece. Ay, Nurhak Dağı'nı mükemmel aydınlatmaktadır.. Elbistan'a dönmek üzere masadan kalkılmış, kafalar da mayhoş olmuştur. Jeep de çalışmak üzere. M.Halil araca doğru yürürken etrafa bir göz attıktan sonra, Müslüman Alevi köylerde cami ve minare olmadığını hatırlamayıp, başlar konuşmaya; “...bu köyde niye minare yok?" diye tutturur. Bu soruyu birkaç kere tekrarlar. Ev sahibi Aligül Bakır (Dede) ve komşuları koltuğuna girerler: “ Efendim, yaptırmak için hazırlık görüyoruz. İnşallah yapacağız” diye beynamaz özrü sergilerler. Nihayet minare yapmaya(!) söz verip inandırdıktan sonra jeepe bindirilir....”
Dinimizde büyük günahlardan olan yalanı sermaye yaparak zirveye çıkanlarımızın; "ELBİSTAN'I İL YAPACAĞIZ" diye verdikleri söz ile; Kızılkandillilerin M. Halil Yinanç'a; “Minare yapacağız” sözü vermeleri arasında bir fark var mı acaba diye düşünüyorum.