Oğuldan Babaya Şaka

 

    

        

Oğuldan Babaya Şaka

Yıl 1980. Yer; Kahramanmaraş ili, Ekinözü ilçesi, Ortaören köyü, Şakolar mezrası, Kötüpınar mevkii. Vakit gece, ayın da ışığı.
Süleyman Kılıç, oğlu İsar ile bahçe sulamaktadırlar. İş biter bitmez, şakayı da seven İsar alelacele eve gidiyormuş süsü vererek biraz ötedeki çalılık arasına saklanır. Maksadı babasına bir oyun (şaka) yapmak. Profesyonel bir tiyatro sanatçısı sanki. İyice yere serilen İsar, yavuz bir köpek gibi havlayarak babasının üzerine doğru gelmekteyken bir taş alıp vurmak istediği anda; “Baba!, baba!., vurma beniîîm” diye çığlığı basar. Baba yüreğidir. Acır ve affeder. Ancak elindeki taşı yere atmaz. İsar; “Baba, elindekini yere atsana” demesiyle taşı gediğine koyar: “Ya!.., yine it olursan?" der.
Süleyman Kılıç'ın bu kıssasından, herkesin, her kesimin, yeri ve zamanı gelince hisse alması mümkün düşüncesi ile durumu kitabıma taşımış bulunuyorum. Kaynak: Mustafa Ekici
* * *

Süleyman Kılıç'tan Bir Anı Daha:
Berut Dağı koyundaki bir köyden, oldukça kalın ve de uzun eski bir ardıç hezenini kağnıya yükler. İki saati kat'eden Süleyman Efendi köye girmek üzereyken, komşusundan bir genç; “Hayrola, Süleyman amca, nereden geliyorsun?" diye sorar. “Görmüyor musun?, hezen getiriyorum” der. Kendisi de başını çevirir, bir de ne görsün; kağnıdaki hezen yolda düşmüş, yerinde yeller esiyor.
Kaynak; Kahramanmaraş ili, Elbistan ilçesi Cumhuriyet Başsavcılığı Yazıişleri Müdürü Mustafa Ekici.