Canlı Bant

Prof. Dr.Rafet Yinanç

    

        

Canlı Bant

   Başlıktaki kelimeyi görüp okuyunca; “Bu da ne demek? bandın canlısı olur mu?” diyenler olacak elbette. Doğrudur da. Ancak; yazımızı okuyunca, haklı olduğumuzu anlamakta gecikmeyecektirler.

   Yurtta, hatta dünyada ender yetişen şahsiyetlerden olan Ord. Prof. Mükrimin Halil Yinanç'tan bahsetmek istiyorum.   

 

 Akıllara Durgunluk Verecek Olay

   Yıl 1900'de T.C. Kahramanmaraş ili Elbistan ilçesinin Ceyhan Mahallesi'nde, Hacı Kâmil-Ayşe Yinanç ailesinden 7 aylık iken dünyaya gelen, 1961'de İstanbul Üniversitesi'nde öğrencilerine ders verirken anî bir kalp krizi sonucu vefat eden Mükrimin Halil Yinanç ses kayıt cihazı gibi, okuduğunu anında hafızasına alması ile ünlüdür.

   O, öyle bir dâhidir ki; Kur'an'ı Kerim'i 7 yaşında ezberleyip hafız olmuştur. Okuduğu okulların sınıflarını bazı yıl çift atlayarak geçip ilim ve tahsilin zirvesi olan İstanbul Üniversitesini bitirdikten

sonra aynı üniversitede öğretim görevlisi (Hoca), 1927'de  Doçent, 1941'de Profesör, 1957 yılında da Ord. Profesör olan Mükrimin Halil Yinanç, dünyada ender yetişen şahsiyetlerdendir. Okul Müdürü Hüsamettin Yinanç'ın M. E. Bakanlığına teklifi üzerine, Elbistan'da açılan ilk liseye; “Mükrimin Halil Lisesi” adı verilmiştir.  

    Fransa'nın başşehri Paris Milli Kütüphanesi'nde; (Düsturname) adında bir kitap vardır. Arapça olan bu kitap "Enverî" adında bir yazar tarafından kaleme alınmıştır. Kitabın okunması serbest, dışarı çıkartılması, okunup kopya edilmesi yasak.  

   Bu kitabın içeriğini anlamak için, Gazi Ü. İktisadi ve Ticari Bilimler Fakültesi Dekânı Prof. Dr. Refet Yinanç'a başvurdum. Herkesin ve herkesimin bilmesinde yarar olacağı düşüncesi ile, Sayın Refet Yinanç'ın gönderdikleri bilgiyi aynen kitabıma almış bulunuyorum:    

   “DÜSTURNAME, ENVERİ adlı bir müellif tarafından yazıldığı bilinen en eski TÜRKÇE tarih kitabıdır. Düsturname; FATİH'in Vezir-i Âzamı Mahmut Paşa namına Hicrî 689 (1465 Milâdi) yılında yazılmıştır. Eser 118 varaktır. (Yapraktır) Profesör Mükrimin Halil Yinanç Paris Millî Kütüphanesi'nde bulunan bu yazma ünik (tek) eseri; Galatasaray'da öğretmen iken devlet tarafından 1925-1927 yılları arasında Paris'e gönderilmiş, adı geçen kitabı istinsah ederek (ezberleyerek) aynısını deftere yazıp yurda dönmüş, 1928'de İstanbul'da yayınlanmış, ertesi yıl da bu esere yüz sayfa civarında bir mukaddime yazarak tanıtmıştır.”

   “Eser; hilkatten başlayıp Osmanlı'lara kadar kurulan bütün devletlerin kısa bir özetini verdikten sonra, asıl yazarın kendi dönemini ve biraz öncesini ele alarak, Osmanlıların ve Aydınoğulları'nın kuruluş dönemi tarihini ihtiva etmektedir.”      

   Paris'e giden, kütüphane görevlilerinden yasaklı durumu bizzat öğrenen M. Halil Yinanç;  bu kitabı, okuyup ezberler, kaldığı otele gidip yazar ve bunu tekrarlayarak tüm kitabı hazırladığı deftere yazıp yurda döner. Kitap matbaaya verilip kısa zamanda baskısı tamamlanır. Kitabın yeni baskısını gören Fransız yetkililer: “Bu kitap kütüphaneden dışarı çıkartılarak kopya edilmiştir ” kararına varılır. Yönetimce kütüphane müdürü ve tüm memurların görevine son verilir.

Bir yıl sonra, başka bir konu için Paris'e giden, kütüphane görevlilerine işten el çektirildiğini bizzat öğrenen M. Halil; o işin ilgili ve yetkililerini toplar: “Onlar haksızlığa uğramıştır. Ben okudum, kaldığım otele gidip yazdım. Buyurun, o kitabın neresini açarsanız açın, oradan öteyi sonuna kadar okuyayım, sizler de dinleyiniz” der. Bu teklif heyet huzurunda uygulanır. Akıllara durgunluk veren bu örnek imtihanı başarıyla verir. Yüce heyet, eline ayağına kapanır, bu yüce insandan özür diler, görevden el çektirilenler de eski yerlerine iade edilir.

   Bu ilginç, diğer deyimle çok enteresan durum üzerine,  Üniversite konseyi bir kürsü ve bir de kapıya hizmetli (görevli) koyar. Ne zaman geleceği belli olmayan Mükrimin Halil için, tahsis edilen oda ve kürsüyü bekleyen görevlinin her varışında, bir askerin nöbet tutması gibi “Hazır ol” vaziyette beklediğine şahit olunur.

   İlginç ve enteresanlığı yanında Türk'ün onurunu yükselten bir olay olması dolayısı ile durumu kitabıma taşımış bulunuyorum.