Kuş Uçurtma Meraklısı Müftü

   

    

        

Kuş Uçurtma Meraklısı Müftü

(Kaynak, Malatya ili Darende ilçesi Yenice Köyü Şuğul obasından (şimdi müstakil köy oldu) Apoğun oğlu Mameda namı ile anılan Mehmet Perçin. Kendisinden bizzat dinlediğim müftünün kuş uçurtma olayı; 1940'da, Tokat ve Sivas arasında şöyle seyreder:
Günün Tokat Müftüsü (adını hatırlayamadı) çok güzel vaaz verir. Âyet ve hadisleri bülbül gibi okur, manasını güzel bir şekilde açıklar. Dinleyenler mest ve son derece memnun olur.
Vaaz biter. Camiden ayrılan müftü efendi ne var ki kuş uçurtma meraklısıdır. Evine vardıktan az sonra dama çıkar. Kuşlarının (güvercin) kapısını açar. Yemleyip sularını da verdikten sonra uçurtmaya başlar. Islık ıslığa karışır. Başka sürülerden güvercin aparıp kendi sürüsüne katmak için bütün maharetlerini kullanır. Günler, aylar birbirini kovalar, bu durum aralıksız devam eder.
Ancak, cemaat bu durumdan memnun değil. Kuş uçurtmayı müftü efendiye bir türlü yakıştıramazlar. Birbirleriyle konuşup tartışırken, “Adamın çokluğunda akla bunalınmaz” esprisinden yola çıkarak cemaatten biri bir akıl ileri sürer; “Gidelim Sivas müftüsünün yanına. O da bunun gibi derin bilgi sahibi. Çok da iyi arkadaşlar. Durumu anlatalım. O bunu ikna edip vaz geçirir. Olur mu? Olur.”
2-3 kişi bir heyet olup Sivas müftüsünü ziyarete gidip bu durumu anlatırlar. O da makul bulup evine davet eder. Davete icabet sünnettir. Üstelik çok sıkı arkadaş ve dostturlar. Ne için çağrıldığını bilmeyen müftü derhal Sivas'a gider. O, değerli zatın akşam geç vakit kapısını çalar. O gece misafiridir. Sabah namazından ve kahvaltıdan sonra, bu konunun kapağı kaldırılır.. Damda ıslık çalarak kuş uçurtmanın bir müftüye yakışmayacağını, kendini çok seven ve sayan cemaatinin bundan rahatsız olduğu yolunda, ayrıca kendisinin de eski bir dost ve arkadaşı olarak bunu öğrenince üzüldüğü şeklinde sabahtan öğlen vaktine kadar söyleyip iknaya, yani bundan vazgeçirmeye çalışır.
Kuşçu hep dinler. Öğle ezanı okunmak üzere. "Sözün bitti mi?” der. “Bitti” cevabını alınca koynunda sakladığı güvercinin kafasını gösterip; “arkadaş sen başka söze bak. Şu alaya bir eş bulabilir misin?” der ve 4-5 saattir söylediği sözlerin bir kulağından girip öteki kulağından çıkıp gittiğini anlaması ile sohbet kapanır. İlginçliği dolayısı ile durumu kitabıma taşımış bulunuyorum.