Pekmez Kazanı

 

    

        

Pekmez Kazanı

Yıl 1905'ler. İlginç olay, Malatya ilinin Darende ilçesine bağlı Yenice köyünden (Şimdi kasaba) bölünerek müstakil köy olan Şuğul'da yaşanır.
Kısa bir yorumla konuya girmek istiyorum; Darende eşraf ve esnafından Camcı “Hacasanefendi” namı ile anılan Hacı Hasan Akyol; “Yenice'de 17 evliya yatıyor” buyurmuş. Bu ifadeyi, Şuğul'dan Fazlı Sevindir'den bizzat dinlemiştim. Kitabıma konu olan Ömer Efendiye de (Kalkan) onlardan biri gözü ile bakılmaktadır. Halen; O'nun kıssadan hisse arz eden olağanüstü bazı halleri, Şuğul,Yenice ve çevresinde yeri geldiğinde, bugün yaşanmış gibi konuşulmaktadır.
Bazı; olağanüstü halleri görülmesi dolayısıyla herkesimin, herkesin saygı duyduğu Ömer Efendi şakayı da sever. Salihler ailesinden Hacı Ömer Efendi'nin (Ünsal) eşi Elif hanımda, Ömerefendi: bazı manevi haller görür. Ancak, bunu kendisinden başka kimse bilmemektedir. Öz kardeşiymiş gibi O'na saygı duyar, imrenir, duygulanır. Ömer efendi bir gün, Hacömerefendiye (Hacı Ömer)'e bir şaka yapayım der ve selam verip yaklaşır: Göz göze gelir; “Ömer, gel hanımları değişelim” demesi üzerine; “…Bu da nerden çıktı? Ne demek istiyorsun?” v.s. demeden bir tokat kondurur. Ömer Efendi hiçbir şey söylemeden dönüp gider. Tabiî ki gücenerek…
Olacak ya, Hacı Ömer Efendinin az sonra karnına bir ağrı girer. Saçma isabet alan keklik gibi çırpınmaya başlar. Sancı artar eksilmez. Başına toplanan komşular bu durumu, Ömer Efendi'nin incinmesine bağlarlar. Biri gider; Ömer Efendi'yi bulup çağırır. Af dilenir. “Bağışla” denir. Ömer Efendi büyük adam. Hiçbir söze kaadir olmadan euzü-besmele çeker; elini karnının üstüne koyup sıvazlar: “Hey deli, Nikâhlı hanım değişilir mi? Elif hanım da bazı manevi haller gördüm, sevindim, duygulandım. Bunu bildireyim, hem de şaka yapayım dedim. Siz de anlamadan, beni konuşturup dinlemeden tokat attınız” der. Az sonra Hacı Ömer efendi rahatlaşır ve: “Mü'minin, 3 günden fazla küsülü durması haramdır” felsefesinden barışır ve eski dostlukları ölünceye kadar devam eder.
Ömer Efendi'nin diğer bir hatırası da şöyle seyreder:
Hacı Ömer Efendi'nin (Kalkan) hanımı Elif nine büyük bir kazanda pekmez kaynatmaktadır. Bir ara, Elif hanım ev tarafına geçer. Olacak ya, o anda Ömer Efendi gelir. Bir de ne görsün, pekmez kazanı taşmak üzere. Ömer Efendinin; saygı duyduğu Elif Hanım'ın pekmezinin taşmasına gönlü razı olmaz. Sitilde (Kova) su var. Anında elini yıkar. Kolunu sıvayıp kazanı karıştırmaya başlar. Elif hanıma sürpriz olmayacak bu durumu az sonra gelenler de görür, onlar; manzara karşısında şoke olur. Gözlerine inanamazlar. Ama olay gerçek. Herkes şaşar kalır. Durum günün konusu olur. O günlerden beri konuşulur. Yeri geldikçe de söz edilip his ve manevi duygular tazelenir. Ruhları şâd olsun.
Kaynak: Hacı Yusuf , Hacı Hasan ve Hulusi Ünsal kardeşler.