Ömer Efendi'den Bir Anı

 

 

    

        

Ömer Efendi'den Bir Anı

Yıl 1905'ler. Olay Malatya ili, Darende ilçesi Yenice köyü ile yine Darende'ye Balaban Nahiyesi arasında yaşanır.
Yenice köyü Şuğul obasından Ömer Efendi her Cuma günü Balaban'da kurulan açık pazara gidip alış-veriş yaptığı bilinmektedir. O gün evden çıkar. Yol, köy merkezi olan Yenice'nin Aşağı Mahallesi, Mevlüt Pehlivanlar Sokağından geçmektedir. O, ora da dursun.
Biz, sadede gelelim; Mevlüt Pehlivanlar ailesinden, ailenin de büyüğü sayılan Hüseyinağa namı ile anılan Hüseyin Doğanay Sivas'ta bir meseleden hapis yatmaktadır. Mevsim kış. 5-6 aydan beri, ölü mü? Sağ mı? Hiçbir haber alınamamaktadır. “Telefonla muhaberat” zaten yok. Adını da o aileden alan sokaktan geçerek Balaban Pazarı'na gidilir. Sabahın erken saati. Ömer Efendi, Doğanay ailesinin kapısı önünden geçerken; üstü çamur sıvalı kerpiç duvar üstüne, elindeki çıbık ile: “Kur'an harfleriyle; “TEL, TEL!..TEL!..” diye yazıp pazara gider. İşi bitip, ikindi zamanı dönen Ömer Efendi, oradan geçerken, Hüseyinağa'nın sağ ve salim olduğuna dair tel gelir, Doğanay ailesi ve yakınlarının düğün bayram edişine şahit olunur.
Not: İlginçliği dolayısıyla durumu kitabıma taşımış bulunuyorum.
Kaynak: Köseler Ailesinden Mamoğa namı ile anılan babası Köse Mehmet Yücel'den dinleyen Mehmet Yücel.