Ramazan'da, 30 gün yerine
28 gün Oruç

    

        

Ramazan'da, 30 gün yerine
28 gün Oruç



Palo Mamedin, 30 gün olan Ramazan Orucunu 28 güne indirmesi olayından bahsedeceğim.
Yıl 1925'ler. İlginç olay Kahramanmaraş'ın Elbistan ilçesine bağlı Celâ köyünde yaşanır. (sonra kasaba, daha sonra da (Ekinözü adı ile ilçe oldu)
Mevsim yaz, sıcak günler. Halk; “Yarın”, “Yok öbür gün Bayram'ı” tartışır. İleri görüşlüler, Elbistan sorumlularına sorulmasını önerir ve bu fikirde ittifak edip ayağı çabuk PALO Mamedi görevlendirirler.
Yaklaşık 18 klm. gidiş, bir o kadar dönüş, toplam 36 klm yol.Yaya için az yol değil. Sabah erken yola çıkar. Akpınar yazısını geçip, Güblüce yol kavşağı yakınındaki armut ağacı dibinde biraz dinlenmek ister. Hem oruç, hem yol yorgunluğu ile gelen uykuyu geri çeviremeyen Palo Mamet derin bir uykuya dalar. Bir de bakar ki vakit geçmiş, ikindi olmak üzeri. Elbistan'a varış, durumu öğrenip geri dönüş imkân harici. Ekinözü'ne dönmeye karar verir. Ancak, yoluna hem gider, hem de; “CEL halkına ne deyim?” Fikrini müzakere edip, nihayet kararını da verir;
“-Ne fark eder? Elbistanlılar Orucu açmış, bu gün Bayram etmişler bile müjdesini (!) veririm” der. Köye varır, kafasına koyduğunu uygular. Bayram günü ORUÇ tutulmaz. Herkes Orucu yeyip Bayram ederler. Halbuki o gün ile birlikte Bayrama 2 gün var. Palo Mamedin foyası daha sonra meydana çıkar. Kasıt olmadığı için yerine birer kaza orucu tutanlar olduğu çoğunlukta olmasına rağmen, tutamayanlar da; “Vebali Palo Mamedin boynuna” deyip geçiştirirler. Durum, böylece unutulmayan anılar içine girer.
İşin gülünç ve tuhaf tarafı daha sonra sergilenir: Zamanla, bir grup bir başka konuyu tartışırlarken araya giren PALO Mamet; “Yahu,. Siz ne konuşuyorsunuz? Ben bu halka, Ramazan ayında 2 gün önce Bayram ettirdim, yine yaranamadım” deyip, O durumu, Celâ halkına ikram (!) ettiğini apaçık ifade eder. Ruhu ve ruhları şâd olsun.
Durumu ilginçliği dolayısı ile kitabıma taşımış bulunuyorum.
Kaynak, ünlü halk şairleri Abdurrahim ve abisi Bahaettin KARAKOÇ; pederleri merhum Ümmet Karakoç'tan dinlemişlerdir.