|
Elbistan'dan Bir Avuç Toprak
Yıl 1895'ler. İstanbul'da, Kadılık imtihanı heyet başkanının sorusu üzerine;
“Maraş ilinin Elbistan ilçesi üzerinden bâd-ı saba geçtiği için, o yer ve
yörenin çocukları zeki olur. Bu sebepten dolayı her gelen genç, imtihanı
kazanır ve kazanacaktır da.” diyen Halil Sırrı Efendi (Yinanç) tevekkeli
konuşmamıştır. Bu durum o yıl ve yıllardan beri konuşulmaktadır Elbistan ve
yöresinde. Hattâ!., şairinin çokluğu da buna bağlı olsa gerek
Örneğin; 16. yüzyılda yaşayan, hiciv yönünden büyük ün kazanıp edebiyat
tarihine geçen Nâbi'den beri, MİHRİBAN şiirinin yazarı en güçlü hiciv şairi
Abdurrahim KARAKOÇ Elbistanlıdır. (Daha önce Elbistan'a bağlı Celâ adında
köy iken, sonradan ayrılarak Ekinözü adı ile ilçe oldu). Ve yine; Diyanet
Başkanlığınca açılan MÜNACAAT şiir yarışmasında birincilik ödülü alan, abisi
Bahaettin KARAKOÇ, Edebiyat tarihine geçen DERDİÇOK (Lütfü PİŞKİN), şairler
ve sanatçılar DUAYENİ Mahsuni ŞERİF, Ahmet ÇITAK, Kültür Bakanlığı Aile şiir
yarışmasında Türkiye 1. Hacı Hasan UĞUR, Afşin'den Kul HAMİT (KOCA), “Daha
önce Elbistan'a bağlı nahiye iken, sonradan ilçe olan Afşin nüfusuna kayıtlı
Elbistan kökenli Âşık Mahrumi, (Mahsuni ŞERİF' in saz ustası). Birçok şiir
yarışmasında birincilik ödülü alan Celâlettin Kurt, Hanifi KARA, Mehmet TAŞ,
Ahmet Bulut ve daha birçokları. Bunlar; adı konuşulan Elbistanlı şairlerden
bazılarıdır.“Sen şiir yazar mısın?” değil, “Niçin şiir yazmıyorsun?” diye
sormak daha uygundur Elbistanlı kişilere.” Dedikten sonra sadede gelelim:
Yıl 2002. Hatay Valisi Zeki ŞANAL'ın kitap ve şiir kitabı okuma tutkusu
yoğun. Kısaca okuma ile özdeşleşen Vali; Elbistanlı olduğunu öğrendiği İl M.
Eğitim Md.Yrd. Ali Dal ile karşılaştığında; “Elbistan'a gidersen, dönüşte
bana oradan bir avuç toprak getir. Karşılaştığım ON (10) Elbistanlı'dan 9'u
şair çıktı. Her halde o yerin toprağından ilham kaynıyor. Ben şiiri çok
severim. Tabiî ki şairini de” demesi üzerine, Ali DAL; “Sayın Valim, O,
onuncu (10.) kişi ile sohbeti biraz daha derinleştirseydiniz, O'nun da şair
olduğunu anlardınız” der ve bu espriye gülüşürler.
Çevre, Eğitim, Sağlık, Kültür ve tarihe çok önem verdiğini, dul, düşkün,
yetim, öksüz, fakir ve fukaraları gözettiğini, büyüklere saygı, küçüklere
sevgi ve şefkat gösterdiğini, cenazelere katılıp, acı paylaşıp taziyede
bulunduğunu, bu tutum ve davranışı ile Devlet-Vatandaş bütünleşmesi örneği
sergilediğini haricen öğrendiğimiz Vali Zeki ŞANAL'ı, 2003 yılında, Ekinözü
(Celâ) İçmecelerimize AİLECE davet ediyoruz, davet ediyorum.
Ekinözü Belediye Başkanı Kemal Eker'in; 100 binleri aşan halkın tespit ve
teşhisi sonucu, Şeker hastalığı ile böbrek hastalıkları başta, 12 hastalığı
kesin tedavi etmesi dolayısı ile (İLAHİ HASTANE) diye vasıflandırıp ilan
ettiği, yurdumuzun Doğu, Güneydoğu ve Güney bölgeleri başta birçok illerden
şifa için gelenlere ilaveten, Ortadoğu ülkelerinden de gelen turistlerin
akınına uğrayan Celâ İçmecelerinin sezonu 15 Haziran'da başlar, yaklaşık 90
gün devam eder.
Sayın valim; örf ve adetlerimizde davete icabet gerekir. Sizleri davet
ediyoruz. Buyurunuz, misafirimiz olunuz. Osmanlı misafirperverliği bu
toplumun şiarındandır. Memnun kalacağınızı umarız, umarım.
|