Geline Söz Atmanın Cezası

 

    

        

Geline Söz Atmanın Cezası

İlginç olay, Adana'ya bağlı Kadirli ilçesinin bir köyü ile Kahramanmaraş'a bağlı Elbistan ilçesinin Yapraklı (Burtu) köyü arasında yaşanır.
Kahramanmaraş'ın kuzey kazalar tabir edilen Elbistan, Afşin, Göksun, Ekinözü (Celâ), Nurhak ilçe ve köylerin birçok aile reisi ve yetişkin gençleri bel veya kürek sapına sarılı yorganı sırtına alıp, Çukurova'ya giderler,, 2-3 ay, icabında 4 ay çeltik kanalı kazılması, ayıklanması başta benzeri birçok işlerde çalışarak para kazanıp dönerler di. Elbistan'a bağlı Yapraklı köyünden Remzi ve Ömer Doğan kardeşler de bunlardan birileri. Yıl 1956'lar. İlginç olay şöyle seyreder:
Remzi, köy içinden geçip, arazide çalışan arkadaşlarının yanına giderken, bir şaşkınlık eseri, rastladığı bir gelinin güzelliğine dayanamayarak söz atıp uzaklaşır. Gelin durumu ailesine haber verir. Kocası, kayınları ve gelinin kardeşlerinden oluşan bir grup, ellerine birer değnek alıp amelelerin çalıştığı araziye gelirler. Laf atılan gelin de birliktedir. Böyle bir durumun muhtemelliğini düşünen Remzi bu arada hemen sakalını keserek tıraş olur.Ameleleri sıraya dizerler. Geline; “Bak bakalım hangisi idi?” diye sorarlar.
Fiziksel yönden birbirine benzeyen iki kardeşten, tıraş olduğu için Remzi'yi atlayıp, Ömer'e işaret ederek; “Aha şu idi” der. “Vurun” komutu verilir. Hem savunmasız, hem suçsuz. Alırlar ortalığa. Sopa, yumruk, “Vur babam vur'a!..” devam ederlerken, patron yetişip, linç edilmekten zor kurtarır. O fasıl biter. Ne için dövüldüğünün farkında olmayan Ömer, bitkin durumda.
İki gün sonra; O laf atanın kaçmış olduğuna kanaat getirirler. Gelinlerinin yanlış teşhisinden dolayı başka birisini dövdüklerini anlayıp aynı grup gelerek Ömer'den özür diledikten sonra, dövme olayında her el kaldıran kişi bir akşam yemeğine davet edip özürlerini tekrarlayıp helallık dilerler. Kaynak; Esnaftan Recep DURAN.
Not; İlginç olay, canlı bir ibret levhasıdır. Bir Almancıdan dinlemiştim; “Birlikte otururken, gelen bir dostu hanımının koluna girerek, o gece kutlanan karnaval şenliğine götürdü. Birkaç saat sonra da geri getirdi. Karısının dostuna, bunu nezaket kabul edip teşekkür ettiğine şahit oldum” diye konuştu.
Türk insanı; izzetinefsini öldüren, hatta sığırlar gibi çarşı içinde apaçık sevişen Avrupalıya benzetilemez. Örnek, yukarıdaki geline söz atılma olayı. Değil elini eline değdirmesi, laf atılmayı bile affetmemektedir.
Başta gençlerimiz olmak üzere herkese ibret levhası olur kanaati ile durumu kitabıma taşımış bulunuyorum.
Not: Zinayı suç olmaktan çıkartan yasaya oy veren AB'ye girme sevdalılarının kulakları çınlasın.