|
Padişah 4. Mehmet'e, 72 Genç Gönderilme Olayı
Olay, Kahramanmaraş ili Elbistan ilçe merkezinde yaşanır. Elbistan ilçesinin
değerli âlimlerinden Bektaş Karcı Hoca'dan bizzat dinleyen, Ulu Camiînin
fahri hizmetkârlarından İmam Gökşen, bilgi açısından olayın son halkası.
Dinledim, durumu ilginçliği dolayısıyla kitabıma taşıdım.
Bizler için gurur vesilesi olan ilginç olay şöyle seyreder:
Seyyah olarak gelen Buhara'lı Osman Efendi, tabiî konumu ve insanlarının
cana yakınlığı dışında güler yüz ve tatlı dilli olmalarına hayran kalıp
Elbistan'a yerleşir.
Osman Efendi Âlimdir, Ûlemadır. Kısa zamanda kendisini sevdirir. Medrese
hocalığı görevine getirilir. Üzerinden Bâd-ı Saba geçtiği için Elbistan ve
havalisi çocuklarının zeki olduğu bilinmektedir. Genç beyinlere bol bol
bilgi ekmeyi bilen Osman Efendi bol bol da ürün almayı bilir. Süper zekâ,
gelecek vadeden öğrencilerin ünü Padişah 4. Mehmet'in kulağına kadar gider.
Padişah, Elbistan Medresesinden bu yıl mezun olan gençlere, görev verilmesi
düşünüldüğünden saraya gönderilmesi emri verir. Osman Efendi, medreseyi o
yıl başarı ile bitiren 72 öğrencinin İstanbul'a gönderilmelerini sağlar.
Elbistanlı gençler grubu, olumlu ve centilmen hareket ve çalışmaları ile
saray kurmaylarının dikkatini çeker, hayranlıklarını kazanırlar. Bu durumun
da Padışahın kulağına gitmesi üzerine; öğrencileri yetiştiren Osman
Efendinin de İstanbul'a gelmesini ister.
Bu mesajı alan Osman Efendi; “… Artık ömrüm sona ermek üzere. Ben, emrini
yerine getirdim. 72 tane, altından çok daha kıymetli, beyinlerinden zekâ
fışkıran genç gönderdim. Onları yurt hizmetinde görevlendirip
değerlendirirlerse, yurdumuzun menfaatine olur” cevabını verir.
Aradan birkaç hafta geçer. Osman Efendi, Ulu Cami'den çıkan cemaate; “Bir
dakika beni dinleyiniz. Önce hakkınızı helâl edin. Ben Azrail'i karşılamaya
gidiyorum. Ruhumu teslim ettiğim yerden naşımı alıp getiriniz. Sizlerden
isteğim, cenaze namazım kılındıktan sonra Ulu Cami'nin bahçesi batı kesimine
defnediniz” deyip ayrılır. Kuzey istikamete doğru yola çıkar. Söğütlü
köprüsünü geçtikten sonra az daha ilerlediği yerde ruhu teslim eder.
Ertesi gün, camiye gelmeyince aranmaya başlanan Osman Efendi'nin naşı, sözü
geçen yerde bulunup getirilir. Vasiyeti üzere Ulu Cami'de namazı kılınıp
tarif edilen yere defnedilir.
Bektaş Karcı Hoca; “..bu çok büyük bir şahsiyettir. Siz, siz olun, buradan
geçerken Osman Efendi'nin ruhuna Fatiha okumadan geçmeyiniz” buyurmuştur.
Ayrıca, Darende'de medfun Somuncu Babanın 13. göbek torunu merhum Hulûsî
Efendi de Ulu Cami önünden geçerken; “Burada büyük bir Evliya yatıyor. Onun
ruhuna bir Fatiha okumadan geçmeyiniz” buyurduğunu Izgınlı Hacı Ahmet Efendi
(Arslan) bizzat dinlemiştir. Mermer olmak üzere mezar taşı, İmam Gökşen
tarafından; “Buharalı Osman Efendi” yazdırılıp dikilmiştir.
Ruhu, ruhları şâd olsun.
|