Kız Kaçırma Değil,
Bir, Kız Kaçma Olayı

 

 

    

      
Kız Kaçırma Değil,
Bir, Kız Kaçma Olayı

Evet, komik; komikliği kadar da bu ilginç olay 1951 yılı Göksun'da yaşanır.
Soyadını hatırlayamadığım “Kalaycı Alosman” namı ile anılan Ali Osman Amcanın oğlu protez dişçi Şefik, son derece yakışıklı bir delikanlı. Bu erkek güzeli gence bir kız âşık olur. Niye olmasın ki? Hep erkek mi kıza âşık olacak? Bu da öyle olmuş…
Şefik birgün, kendisine son derece aşk gözü ile bakan bu kıza, dalga geçercesine göz kırpıp geçer. Bu göz kırpmayı, aşkına karşılık kabul edip, yani; “O da beni seviyormuş” diyerek gelip Ali Osman Amcanın evine oturur. Dram bundan sonra başlar.
Şefik; - “Sana elim dokunmadı. Nasıl gelip evimize oturursun?”
Kız; - “Göz kırptın ya. Bu; gel kaçalım anlamına gelmez mi?” Bu dıram, bu tartışma devam ededursun.
Komşulardan durumu duyup gelenler; “bu işi kim halleder? kim halleder?” meşvereti yaparlar. Neticede; “bunu ancak Fındık köyünün İzzet Ağası halleder” fikrinde ittifak ederler. (İzzet Gül, Göksun'da “Gül Tuz” tesisinin sahibi olan Arif Gül'ün babası.)
Olur mu? olur. Bu meşveretler sırasında, bir müessif hadise çıkmasından çok çok endişe edildiği için, barışın biran önce sağlanması gerekiyor. Komşu ve yakınları bunun bilinci içinde.
İzzetağa, hep iyinin, güzelin yanında olan bir şahsiyettir. Dili tatlılığındandır ki âdeta küsülüleri barıştırma uzmanıdır. Sözü, sohbeti dinlenendir. Ayrıca erkân adamıdır. İzzet Ağa, barış için diğer gelenlerle odadadırlar. Kız odanın bir köşesinde, Şefik karşı köşede. Dram yeniden başlar ve yukarıdaki git-gitmem teranesi yine tekrarlanır.
Şefik; “…Hayır, evine dön.” demesinde ısrar eder. Bu sırada, Şefik'in babası olan, saf mı saf Ali Osman amca ayağa kalkar, sinirlenip tabancayı çeker; “…Ulan, nesini ne yaptığımın oğlu, gelen kız geri gider mi? Sen almazsan ben alırım…” demesi ile odada bir gülüşme gider. “Sen almazsan ben alırım” sözünden kızın da benzi atar. Ama, Şefik'e bağlılık aşkı galip gelir, sabır ile gitmemede israrını sürdürür.
İzzet Ağa ve diğer cemaat onun saflığını bilmekte, zaten gelini olacak kızın kendisine şer'an düşmeyeceğinin farkında olmadığını bilmektedirler. İzzet Ağa ortaya atılır; “Ulan Ali Osman, tabancanı kılıfına koy. Elinden bir kaza çıkar. Ayrıca ne dediğiyin farkında mısın pezevenk? Sıkılmaz!. Gelin adayın durumunda olan kız sana düşer mi?. Üstelik kızın yerinde, sen ise 70 yaşına basmak üzeresin. Bu kız sana hiç gelir mi? kendi kendine gelin güveyi oluyor; sen almazsan ben alırım diyorsun. Bu ne halt etmek?” diye tepkisini dile getirir. İzzet Ağa ve arkadaşlarının problemine böylece bir problem daha eklenir. Ve bu ender durum birkaç defa tekrarlanıp tabanca kılıfına koydurulur. Barışta da beklenen sonuç alınır.
Durumu, ilginçliği dolayısıyla kitabıma taşımış bulunuyorum. Ruhları şâd olsun.
Kaynak; Rahmetli İzzet Gül'den bizzat dinlemiştim.
 

Elbistanın Sesi Yayınları
- 2 -

GÖÇER OFSET
Tel.: 0.344- 415 40 40
415 40 41 - 415 03 08
0 542 237 05 19
Her hakkı mahfuzdur.
İzin alınmadan iktibas edilemez.
www.elbistaninsesi.com
gazete@elbistaninsesi.com
Dulkadiroğlu Cad.Melek Sk. No:4
Elbistan