|
Ord. Prof. Mükrimin Halil Yinanç ve Çaycının Çay Bardakları
İlginç olay, 1943 yılında, İstanbul'un meşhur “KÜLLÜK KIRAATHANESİ'nde
yaşanır.
İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi karşısında (Beyazıt semti) bir
kahvehane var. Adı “KÜLLÜK KIRAATHANESİ”. Bu yerin müşterileri daha çok
yüksek düzey, yani belli şahsiyetlerdir.
Bir gün, Şair_Yazar Yahya Kemal Beyatlı, Ahmet Kabaklı, Gazeteci Yazar
Nizamettin Nazif Tepedelenlioğlu, Prof Dr. Sadi Irmak, Prof. Dr. Nihat Erim
ve daha böyle değerli bir bu kadar zatımuhteremlere; o zaman Prof. Dr. Olan,
daha sonra üstün meziyet ve maharetlerindendir ki Ord. Prof. lüğe yükselen
Elbistanlı Mükrimin Halil Yinanç, öğrencilerine sınıfta ders verir gibi
Hazreti Ali'nin (R.A.); Hayber Kalesi fethindeki kahramanlıklarını,
cesaretini, İslam Dini uğruna müşriklerle nasıl çarpıştığını anlatırken;
“Kılıncını şöyle kaldırdı” dediği anda kolunu arkaya doğru açtığının
saniyesinde, arkadan gelmekte olan çaycının çay tabağına hızla değmesi ile
dolu çaylar yere dökülür ve bardaklar da kırılır. O anda çaycı, kırılan
bardakların kırıklarını toplamaya ve yeri temizlemeye yöneleceği anda, Sadi
Irmak; “Oğlum, bırak, bırak, çayın dursun. Bardak kırıklarını da sonra
toplarsın. Yeri de sonra temizlersin. Şu tatlı sohbetimize engel olma.” der.
Durum unutulmaz anılar içine girer. Halen yeri ve zamanı geldikçe konuşulup
gülüşülür. Ruhları şâd olsun.
Kaynak; Emekli Öğretmen olup Kahramanmaraş'ta oturan merhum Mükrimin beyin
amcazadesi Halil Yinanç, Elbistan M. Halil Lisesi Md.Baş Muavini Reşit İnanç
ve AEL İşletme Müdürlüğü Muhasebe Şube Müdürü Ahmet Fethi İnanç. |