|
İsmet Narin'in Topal Hasan'ı,
Soranlara Övmesi Olayı
Kahramanmaraş ili Elbistan ilçesi ile Göksun ilçesi Korkmaz köyü arasında
yaşanan damat tanıtma olayı şöyle seyreder:
Yıl 1966. Elbistan'ın şen ve şakraklarından Topal Hasan Göksun'un Korkmaz
köyünden bir kız ile nişanlanmış, akabinde cehiz hazırlığına başlanmış,
tabiî ki düğün için de gün sayılmaktadır. O hazırlık yapıladursun. Topal
Hasan'ın bir kadim dostu var; kendisi gibi şen, şakrak ve esprili konuşması
ile tanınan İsmet Narin.. İçtikleri su ayrı gider. O kadar samimi
dostturlar. Bu hayır işin biran önce gerşekleşmesine, hem dostunu memnun
etme, hem de Allah rızası için İsmet Narin yardımcı olmaktadır. Topal Hasan,
zaten yardıma da muhtaç biri.. İsmet Narin hayırı sevdiği ve de arkadaşı
olduğu için hizmete koşmakta, hizmette kusur etmemeye özen göstermektedir.
Derken zaman gelmiş, Topal Hasan'ın düğünü başlamış, Korkmaz köyüne gelin
almaya gidilmiştir.
Hem ayaktan, hem de el ve bilekten arızalı olan damat Hasan Efendi özel bir
ata bindirilmiş, gelinin bineceği at ise yedektedir. Düğün alayı, kızın evi
önüne gelmiş, gelinin evden çıkıp hazırlanan ata binmesi beklenmektedir.
Damat Topal Hasan atın üzerinde dimdik durmakta, ağırbaşlı bir şahsiyet pozu
vermektedir. Korkmazlıların da Elbistan'dan gelen düğün alayına katılması
ile kocaman bir halk topluluğu oluşmuştur. Bu manzarayı atın üzerinden bir
ağa gibi ilgiyle izleyen Topal Hasan'ın, inmiş ise binemeyeceğinin, kızın
ailesi dışında farkında olmayan Korkmazlılar damada, atın üzerinde “hoş
geldin” demektedirler. Olacak ya, 2-3 Korkmaz'lı, İsmet Narin'e yaklaşarak;
“ damat attan niçin inmiyor? hep dimdik duruyor? diye sorarlar.
Az düşündükten sonra, zekâsını kullanan İsmet Narin; “O, asâletinden öyle
dimdik durmaktadır” cevabını verir. O'nlar, bir “Maaşallah” çekerler. İsmet
Narin bu verdiği ilginç cevap ile kadim dostu Hasan'a, iyi düşünülecek
olursa bir vefa borcu ödemiştir.
Kaynak; Elbistan belediyesi eski başkanı Hacı Abdullah Dede.
Not; O anda, İsmet Narin düşünmeden, zekâsını kullanmadan, “o hem elden, hem
de ayaktan arızalı. İnse ata tekrar binemez” deseydi, o soranlar da, olur ya
kızın pek yakını olabilir ve bu hayır işin geri bozulmasına sebep
olabilirler di. Şu bir gerçek ki, o anda İsmet Narin'in düşünerek ve de
zekâsını kullanarak verdiği cevap, bir yapı ustasının isabetli bir taşı
gediğine koyması kadar isabetlidir. Ve bu sebeple diyoruz ki;
-Gençler, zekânızı yerinde kullanmaya dikkat ediniz. Sorulan soruyu az
düşündükten sonra cevaplayınız. İmtihan sorularınız da buna dahil haa!..
Unutmayınız… Bu esprili kıssadan hisse alınız.. Almalısınız da… |