Yusuf Haznedaroğlu Paşa
İki Sarhoş Olayı

 

    

        Yusuf Haznedaroğlu Paşa
İki Sarhoş Olayı


Yıl I980. Tarih 12 Eylül. Yurt genelinde zirveye çıkan ve binlerce can alan teröre “DUR!...” demek için ihtilal olmuş, Türk Ordusu yönetime el koymuştur. Her ilde olduğu gibi, Kahramanmaraş'ta da ilan edilen sıkı yönetim, il, ilçe, kasaba, köy ve mezralarda bütün hiddet ve şiddetini hissettirmektedir.
Komutan Tuğgeneral Yusuf Haznedaroğlu Paşa, il merkezinde saat 23.00'den sonra sokağa çıkma yasağı koymuş, bu ortam devam etmektedir.
Olacak ya, içkiyi fazla kaçıran iki kafadar meyhanecinin bütün uyarılarına rağmen sokağa çıkıp biraz sonra da nâra atmaya başlarlar. İnzibat hemen yakalayıp sorar: “Siz, sokağa çıkmanın yasak olduğunu bilmiyor musunuz?” Sarhoşlar: “Bu da ne? biz bu ülkenin insanıyız. Üstelik Kahramanmaraşlıyız. Sokağa da çıkarız, caddeye de çıkarız. Bize kimse karışamaz. Askerağa, doğru söyle, bu yasağı kim koydu?” diye de sormaları üzerine; “Yusuf Haznedaroğlu Paşa koydu” cevabını alan sarhoşlar, küpe binercesine sinirlenip; “Ulan senin de, O emiri veren paşanın da…………..” diye karşılık verirler. Hemen arabaya bindirilir, kışlaya getirilen sarhoşlar nazarete atılıp, ertesi gün Yusuf Haznedaroğlu Paşa'nın huzuruna çıkartılırlar.
Paşa:
“ Ulan, siz bana küfretmişsiniz, doğru mu?”
İçkinin tesirinden biraz kurtulan sarhoşlar; “Hayır efendim, biz sana değil, Durdu Paşaya küfrettik” demeleri üzerine, Paşa; “Bu da kim? derhal bu paşa bozuntusunu bana bulup getirin” emri verir.Yörükselim Mahallesi, Saray Sok. no 3 de oturan Durdu Paşayı getirip huzura çıkartırlar. Haznedaroğlu;
“Sen nereden paşa oluyorsun, emekli paşa mısın?” diye sorusuna;
“Hayır efendim, benim esas adım Durdu Mehmet Algın. Maraş halkı bana bu payeyi verdi, yani bu adı koydu, yıllardan beri beni “Durdu PAŞA” diye çağırır. .
Fiziki yapısı müsait, ağzı da laf yaptığını gören Haznedaroğlu, çay kahve ikramından sonra; kafaları da tutması üzerine;
“Bundan sonra, Ulu Camiden aşağı sana, yukarı bana” diye bir espri yapar. Bu fasıl sona ermiştir.
Aradan birkaç gün geçer. Kahve getirdiğinde, Haznedaroğlu Paşanın; “Ulu Camiden aşağı sana” dediğini duyan açıkgöz asker, Kıbrıs Meydanı civarında rastladığı Durdu Paşaya bir selam çakıp; “şöyle bir mazeretim var, bana 20 gün izin verin Paşam” der. Durdu Paşa akıllı adam. Hiç bozuntuya meydan vermeden; Ad ve soyadını yazan Durdu Algın, durumu birkaç gün sonraki Haznedaroğlu'na iletir. O da; “Seni mi kıralım?. O Er'e On gün izin verilsin” talimatı verir.
Kaynak, Durdu Mehmet Algın'dan bizzat dinledim.
Kemal Hoca'nın Bir Mahareti Daha



Adana'nın bir tüccarı, başka birinde olan alacağını vaki istemesine rağmen alamamıştır. Bunun üzüntüsü içinde günler günleri, aylar ayları kovalamakta iken bir gün aklına Kemal hoca ile gidip istemek gelir.
Durumu arz eder. Daima, iyinin güzelin yanında olan Kemal Hoca teklifi kabul eder. Birlikte borçlunun evine varırlar. Sohbet başlar. Derken, borçlu durumunda olan ev sahibi; “Hocam, şimdiki kesilmiş tavukları ben yemiyorum. Bu görüş ve fikrime ne buyrulur?” diye sorar. Bu ifadeyi konuşurlarken, Kemal Hoca; “borçlu, kozu elime verdi” diye düşünür. Ve söz biter bitmez söze giren Kemal Hoca; “Şu yanımdaki adamın sende şu kadar milyon lira alacağını vakti çoktandır geçtiği halde ödemiyorsun da; kesilmiş hazır ve de helal tavuk etini yemiyorsun. Ben fetva veriyorum; tavuk etini yiyebilirsin” deyince, mahcup olan borçlu ev sahibi hemen getirip alacaklısının borcunu öder. Ruhları şâd olsun

 

Elbistanın Sesi Yayınları
- 2 -

GÖÇER OFSET
Tel.: 0.344- 415 40 40
415 40 41 - 415 03 08
0 542 237 05 19
Her hakkı mahfuzdur.
İzin alınmadan iktibas edilemez.
www.elbistaninsesi.com
gazete@elbistaninsesi.com
Dulkadiroğlu Cad.Melek Sk. No:4
Elbistan