İşte Alevi Sünni Bütünleşmesi Örneği

    

  İşte Alevi Sünni Bütünleşmesi Örneği
Bir Sünnî âilenin, oğullarının düğünü için, Alevi komşusundaki cenaze sahibinden izin isteme olayından bahsedeceğim.
Elbistan ilçe merkezi Pınarbaşı Mahallesi Türkbağları semtinde oturan Alo TAŞ'ın tarlasındaki anızı yakarken bir kaza sonucu kendisinin de birlikte yanması olayı çerçevesinde komşusu ve de mahallenin muhtarı Dadaş Hacı namı ile anılan Abdullah Gündoğar'ın, Alevî-Sünnî komşuluk ilişkisindeki olumlu sonucu, bilhassa gençlerimiz başta herkesime ileterek bu kıssadan hisse almaları açısından durumu kitabıma almış bulunuyorum.
Yıl 2003. Ay Temmuz. Bir süreden beri oğlu Hacı'nın düğün hazırlığını yapan Abdullah Gündoğar, tam davetiyeler dağıldığı sırada, komşusu (şimdi sevmesin) çok sevdiği Alo TAŞ'ın acı haberi gelir. Teczin ( mezar, kefen, yıkanma, teneşir tahtası ve tabut hazırlanması) sırasında cenaze sahibi gibi yakından ilgilenir. Zaten, İslâm Dininin gereği olduğu için, komşusunun acısına da, (başta düğün) tatlısına da ortak olmak Elbistanlı için bir görevdir. Deyim yerinde ise Elbistanlının şanındandır. Değişmez kuralıdır. Örf ve âdetidir.
Defni müteakip başlayan Üç günlük Kur'an okutma faslı biter. Evet, Kur'an okuma faslı bitti ama, Taş ailesinin acısının bitmesi mümkün mü? O acının yıllar süreceği açık. Bunun bilinci içinde olan Dadaş Hacı'yı bir sıkıntı alır. Davetiye dağıtılmıştır. Ölü de Allah'ın emri, düğün de Allah'ın emri ama, ulu orta bu düğüne başlamayı da uygun bulmaz. Düşünür, muhterem eşi Gülfidan Hanım ile bir meşveret yaptıktan sonra, bu düğünü yapmak için Alo Taş'ın ailesinden izin istemeye karar verirler. Abdullah Gündoğar; eşi Gülfidan hanımefendi ile kızı Fadime ve gelini Demet'i yanına alarak, biraz da hediye ile Taş ailesinin evine giderler. Alo Taş'ın eşi Fadime hanım, oğlu Kemal ve diğer aile fertlerine yeniden başsağlığı, merhuma Allah'tan rahmet dileyip acılarını paylaştıktan sonra; “muhterem komşu, biliyorsunuz: ölü de Allah'ın emri, düğünde. Acınız, acımızdır. Sizler kadar bizler de üzüldük. Ölene rahmet, kalanlarınıza başsağlığı diliyoruz. Biliyorsunuz, oğlumuz Hacı nişanlılı. Düğün davetiyelerini de dağıttık. Bu acı olay daha sonra meydana geldi. Düğün yapabilmemiz için sizden özür dileyerek izin istemeye geldik. Takdir sizlerin.”
Bu nazik teklifi dinleyince duygulanan ve de son derece memnun olduğunu bildiren Taş ailesi, “Hay, hay. Düğününüzü güle güle yapınız. Biz de gelip hayırlı olsun diyeceğiz” cevabını verirler.
Her iki aile kucaklaşarak ayrılırlar. Bu şekilde yapılan görüşme sonucunda Alevi-Sünnî dayanışması ve iyi komşuluk ilişkisi örneği sergilenirken, komşular ve hatta tüm duyan Elbistanlılar bu durumdan memnun oldular. “Oldular” diyorum, çünkü ben de kısmen bu tatlı havanın içinde, karınca kararınca bulundum. Bu durumu, Elbistanın Sesi ve Haber Elbistan Gazeteleri yazıp, bu örnek davranışı sayın Elbistanlılara duyurdu. Bu haberi duyan yüzlerce Elbistanlı; izin isteyeni de, izin vereni de takdirle karşıladıklarını yakından biliyorum.
Not: İşte bizdeki, yani Elbistan ve yöresindeki Alevî-Sünnî ilişki ve komşuluğu. İşte Alevî-Sünnî bütünleşme örneği. Bilhassa gençler bu durumdan, bu kıssadan hisse almalı, hattâ ders almalı diyeceğim.
Gençler!.. gençler!. bu olumlu çizgiden sakın ayrılmayınız. Her zaman komşularla iyi geçinmeniz iyi insan olmanın en iyi örneğidir. Şunu da diyebilirim ki; iyi insan olmak elinizde. “Nasıl mı?” dediniz: “kendin için istediğin iyiliği komşun için de istersen, kendin için istemediğini komşun için de istemezsen, işte o zaman sen, en iyi insansın. (Hadis)
 

Elbistanın Sesi Yayınları
- 2 -

GÖÇER OFSET
Tel.: 0.344- 415 40 40
415 40 41 - 415 03 08
0 542 237 05 19
Her hakkı mahfuzdur.
İzin alınmadan iktibas edilemez.
www.elbistaninsesi.com
gazete@elbistaninsesi.com
Dulkadiroğlu Cad.Melek Sk. No:4
Elbistan