|
Barutlu Sigara
“Barutlu sigara da mı olur?” diyenler olacak elbette. Ama, iş şakaya
dökülünce, barutlu sigara da olur, dinamitli sigara da olur. İlginç barutlu
sigara olayı Elbistan'a bağlı Güblüce köyünde yaşanır, durum şöyle seyreder:
Köyün hatırı sayılanlarından Hüseyin Doğan ve de Yanık Ali namı ile anılan
Ali Yanık, yani her ikisi de şakayı sevenlerden. Bunlar tam kafa dengi, çok
samimi dostturlar. İçtikleri su ayrı gider. 1970 yılı Nisan'ın 5'i.
Birbirinin bağ komşusudur. İkisi de bağ bellemeye (çapa yapmaya) giderler.
Tabiî herkes kendi bağını bellemekte olup, diğer komşular da aynı hizmeti
sürdürmektedirler bağlarında. Bir ara dinlenmek için mola verirler. Hüseyin
bu sırada bir muziplik düşünür. Sardığı sigaranın ortasına bir miktar barut
koyar. Bunu, Yanık Ali'ye içirmenin için bir oyun düşünür. Sigara elinde,
yanına varır. Gûya, kendisinde ateş yokmuş, yanan sigarasını ister. Yanık
Ali bu durumdan huylanır. Çünkü hem çakmağı hem de kibriti olduğunu biliyor.
”Bunda mutlaka bir pislik var” deyip kafasını çalıştırır. Hüseyin, sigarayı
vermek isterken, Yanık Ali el çabukluğu ile Hüseyin'in sigarasını yakıp geri
kendisine vermeyi başarır. O sanar ki barutlu sigara Yanık Ali'ye geçti.
Keyfine göre herkes sigarasını içmeye devam eder. Hüseyin,Yanık Ali'nin
ağzındaki sigaranın patlamasını heyecanla beklemektedir. Nevar ki tam bunun
aksi olur; az sonra kendindeki sigara birden ağzında patlar. Bıyık baştan
başa ütülür. Böylece, kendi kazdığı kuyuya kendisi düştüğünü anlar. Buna
rağmen, olayın şokundan dolayı Yanık Ali'ye de bir haylı sinirlenir.
Etrafta, diğer bağ belleyenler durumu anında görmeleri ile kahkahalarla
gülerler. Gülmekten yere yıkılanları da gören Hüseyin Efendi, “ben ettim,
ben buldum” demekten kendisini alamaz. Durumu sonradan öğrenen eşi muhterem
...... Hanımefendi; "Yanık Ali'ye barutlu sigara oyununu duydum. Kabak senin
başına patlamış. Oh! Amma iyi olmuş, eden bulur" demekten kendini alamayarak
tepkisini dile getirir.
Kaynak; Ali Yanık'ın yeğeni emekli, Fevzi Doğan.
Not; Durum o yıllardan beri konuşulur, yeri geldikçe söylenip gülüşerek
ruhları şâd edilir. Biz de diyoruz ki, ruhları şâd olsun.
|