|
Ermeni Maria'nın J.
Komutanına
Tertiplenen Suikasti Önlemesi Olayı
ERMENİ komşusunun davetine icabet eden Jandarma Başçavuş Mustafa beyin önüne
suikast için zehirli yemek konulma olayından bahsedeceğiz bu yazımızda.
Yarının büyükleri olacak olan gençlerimiz başta, her Müslümanın ibret ve
ders almaları bakımından, işbu kitabımda yayınladığım kıssadan hisse
ağırlıklı bu olaylar zincirine bir halka da, Kahramanmaraş iline bağlı
Elbistan ilcesinin Güneşli Mahallesinden Durmuş Adbay ve oğlu Âdil
Adbayeklemiş bulunuyor. Abdaloğu (Evliya, Eren'ler) kabilesine mensup,
1898'de dünyaya gelen, 1968'de Elbistan'da vefat eden Mustafa Adbay;
Kahramanmaraş merkeze bağlı Zeytin ilçesi Jandarma Komutanıdır. “Ben;
Müslüman bir Türk'üm” diyen herkesin, herkesimin ibret alması gereken olay
şöyle seyreder:
Yıl 1925'ler. 45 Numara ayakkabı giyen, 1.90 boy, ağır sıklet bünyeye sahip,
özetlenirse adeta bir erkek güzeli olan Başçavuş Mustafa bey, görevinde
eşitlik ilkesine son derece uymuştur. Zaten, fıtratının gereği de bunu
gerektirmektedir. Çünkü, insana insanca yaklaşmak, insanca muamele etmek
İslam Dini'nin buyruğu gereğidir. Bu zatımuhterem de bunu yapmış. Yani,
Ermeni de olsa, Yahudi de olsa, Katalok da olsa veya herhangi bir başka
dinden de olsa, hatta hiçbir dini kabul etmeyen; ataist ve feminist de olsa
yine âdil-eşit muamele yapacağı tartışılmaz.
Bir gün, Ermeni toplumunun önde gelen şahsiyeti ANZAVUR ERAM, Mustafa beyin
şerefine evinde bir ziyafet çeker. Sofrada bir Ermeni komşusu daha var.
Sofra hazır. Eram'ın hanımı Maria, Mustafa komutanın önüne tabağı sunmak
için eğilirken, çaktırmadan, kaş ve göz işaretiyle; “YEME” diye uyarır. Çok
zeki ve hassas olan Mustafa bey, ikram ediyormuş gibi tabağı ANZAVUR'un
önüne iter. Daha sonra gelen tabaktan yemeye hazırlanırken, Anzavur ve
komşusu O tabağa kaşık batırmamaya özen gösterip, diğer gelen tabaklardan
yerlerken, eveleyip gevelemeyi de sürdürürler. Sofrada başlayan soğukluk,
sofrada sona erer. Mustafa bey, pek bir şey anlamamış gibi işin üstünde
durmaz, sessizce kamufle edip geçer.
Şu bir gerçek ki, Anzavur Eram fıtratının gereğini yapmıştır. Kanında
mutlaka Müslüman kanı karışmış olmalı ki; Muhterem Maria hanımefendi de, O,
dağ gibi yiğidin hunharca, kalleşçe öldürülmesine gönlü razı olmayıp, O da
fıtratının gereğini yapmıştır.
Not, “Ey Türk Gençliği”: Yıllarca birlikte yaşamamıza ve de yıllarca
iyiliklerimizi görmelerine, Devlet adına yaptığı görev süresince eşitlik
prensibinden şaşmamasına rağmen, bir Türk Komutanını zehirleyerek öldürmek
istenmesi olayı insanlık tarihinde ancak, şu durumdan da anlaşılacağı gibi
Ermeni'ye yakışır. Belki ABD Başkanı BUSH da Ermeni asıllıdır. Kanı; bu
damardan gelmiş olabileceğini sanmak kehânet sayılmasa gerek. Zira, Irak'ı,
sudan bir bahane ile, on binlerce insanını hunharca, acımasızca öldürmeyi bu
lider yapar
Yukarıdaki ibretli olay örnektir. Sormak lazım: Saddam'ı bahane ederek;
İngiliz'in ve aynı zihniyeti taşıyan 8-10 kadar ülkenin desteğini alarak
Irak'ı, ayrıca; yıllardır, olanca gücünü verip İsrail kanalı ile de binlerce
Filistinli Müslüman'ı öldürterek Filistin'i kan gölüne çeviren de ABD
Başkanı BUSH değil mi? Sağduyulu gazetelerin, 11 Eylül günü ikiz kuleleri
vuran kendi içindeki derin devletin antrikalı oyunu olduğunu o tarihte çok
köşe yazarı dile getirdiği bilinmektedir. Gazeteciler bunu yazdı, “bu böyle
değil” diye üstünkörü de olsa bir yalanlama gelmedi. Bir nevi suçu kabul
etmiş oldular. Zaten sükût da ikrardan gelir” ata sözüdür.
Ayrıca, 15 BİN KLM. UZAKLIKTAKİ ÜLKE VE ÜLKELERDEN iki yıl önce Afganistan'ı
harabeye çeviren, yukarıda da sözü geçtiği gibi 2003 yılında da Irak'ı
kangölüne çeviren BUSH'un plân ve işgal projesinde öteki ülkelerin de sırada
olmadığını kim söyleyebilir?. İnsanın 6. hissine göre, ABD Başkanı BUSH,
yarın; İran, Lübnan, Suriye, Ürdün başta birçok Müslüman devletleri hedef
alarak, dünyayı 3. kez kan gölüne çevirecektir. Allah O'na, O'nun gibi
düşünenlere uyuz versin de tırnak vermesin. Âmîn…
|