|
Geçit'ten Selver Kızın, Maraba'ya Gelin Gitmesi Olayı
Şimdiki adı Çatova olan Maraba
köyüne, Geçit köyünden bir kızın gelin gitmesi olayından bahsedeceğim bu
yazımda.
Yıl 1943'ler. Kahramanmaraş'a bağlı
Elbistan ilçesi Geçit köyünden Hacı Hasan Küçük'ün kızı Selver, Çatova
(Maraba) köyünden Hacının oğlu Mehmet (Memiş) Tontuş'a nişanlanmış, çeyiz
hazırlığı tamamlanmış, düğün başlamıştır.
Mevsim ilkbahar. Söğütlü Çayının
coştuğu dönem. Maraba'dan kalabalık bir düğün alayı, çoğu atlı. Geçit köyüne,
davul-zurna şenliğiyle gelmişler, gelin de odada süslenmek ve ata binmek için
hazırlanmaktadır. Bu sırada, Geçit'ten Palak Durdu (Akdağ), Durdu Yüce, Polat
Yusuf (Tatar), Çavuş Küçük, Aziz Tatar ve daha birkaç genç bir araya gelerek,
damadın amcası veya dayısına bir oyun yapmak isterler. Bu bir nevi gelenek gibi.
İtiraz etmezler. Ancak, oyunun şeklini de bilmemektedir, Marabalılar. Üstteki
aksamı (aletler) olmayan tekeri mevcut bir kağnı mazısını getiren Geçitliler,
adamı bu mazıya kendir ile bağlamaya başlarlar. Düğün alayına kumanda eden
Maraba'nın muhtarı; “siz nasıl bir oyun yapacaksınız?” diye sorar. Oyun yapacak
olanlar; “biz bu adamı bağladıktan sonra, şu rampadan iterek Söğütlü Çayına
düştükten sonra kurtaracağız.”
Muhtar akıllı adam. Ölüme kıl payı
bir oyun. “Bu, son derece tehlikeli bir oyun. Başka türlü oyun yapabilirsiniz.
Ama, ben bu tehlikeli oyunun yapılmasına müsaade edemem. Bundan vazgeçiniz”
demesine rağmen Geçitlilerin ısrar etmesi üzerine kafasının tası atan muhtar;
“Biz bu gelini almaktan vaz
geçiyoruz. Dönün bakalım” deyip Maraba yolunu tutarlar. Gerek kızın yakınları,
gerekse köyün ileri gelenleri; “ biz ne yaptık? Bu nasıl yanlış ve hatalı
davranış?” deyip, hemen bir grup atlı oluşur. Gelin alayına, köye varmadan
yetişirler. Özür dilerler. Dönmeleri için rica ederler. Onlar da; “pişmiş aşa su
katmayalım. Madem ki özür diliyorlar. Yanlıştan dönmek de bir meziyettir.
İstirhamı kabul edelim” diyerek dönüp Geçit'e gelirler. Gelini alıp, aynı
şenlikle Maraba'ya dönerler.
Olay, o yıllardan beri söz edilip,
örnek gösterilerek, düğün şenliklerinde bu ve buna benzer oyun yapılmasından
kaçınılması gerektiği bilhassa gençlere, yaşlılara tembih edilmektedir.
Not: gerçekten, düğünlerde böylesi
şakalar çok tehlike arz etmektedir. Üzücü örnek; UN SANDIĞI 2. cilt kitabımda
söz edilen Keçemağara köyünde kavağa bağlanarak düğün şakasında bir gencin
ölmesi, Malatya'dan gelen seğmenlerin bir gelin bir de ölü ile dönmeleri olayı
her zaman yaşanabilir. Bu gibi üzücü olayların tekerrür etmemesi için böylesi
şakalardan uzak durulması en doğru yoldur. Hatırlatmak istedim. Sevgilerimle.
Selver hanımefendi ve Memiş Efendi,
Maraba'dan İstanbul'a nakletmiş, okuttuğu çocuklarından Ömer bey ile Fatih bey
Uzman Doktor ve Mustafa bey de elektrik mühendisidirler.
Kaynak; Maraba'dan Mevlüt Tontuş,
Geçit'ten olup Kaymakamlık Yazıişleri Md.lüğünden emekli Osman Çiçek.
|