ANA SAYFA
     UN SANDIĞI

 

  Un Sandığı

Hakkında Ne Dediler ?

  Un sandığ - 1

  Un sandığ - 2

  Un sandığ - 3

  Kitabı Nasıl Alırım?

     MEHMET GÖÇER

 

  Hayatı

  Yaptıkları

  Eshab-ı Kehf Hakkında

Yaptığı çalışmalar

 

     LİNKLER

 

  www.elbistaninsesi.com

 

  www.yediuyurlar.com

 

   ZİYARETÇİ DEFTERİ

  OKU           YAZ

     SAYAC

     İLETİŞİM

    SİTE DESIGN BY

Mevlüt Köşker

 

    YAYINEVİ

Elbistanın Sesi Yayınları
GÖÇER OFSET
Tel.: 0.344- 415 40 40
415 40 41 - 415 03 08
0 542 237 05 19
Her hakkı mahfuzdur.
İzin alınmadan iktibas edilemez.
www.elbistaninsesi.com
gazete@elbistaninsesi.com
Dulkadiroğlu Cad.Melek Sk. No:4
Elbistan

Geçit'ten Selver Kızın, Maraba'ya Gelin Gitmesi Olayı

Şimdiki adı Çatova olan Maraba köyüne,  Geçit köyünden bir kızın gelin gitmesi olayından bahsedeceğim bu yazımda.

Yıl 1943'ler. Kahramanmaraş'a bağlı Elbistan ilçesi Geçit   köyünden Hacı Hasan Küçük'ün kızı Selver, Çatova (Maraba) köyünden Hacının oğlu Mehmet (Memiş) Tontuş'a nişanlanmış, çeyiz hazırlığı tamamlanmış, düğün başlamıştır.

Mevsim ilkbahar. Söğütlü Çayının coştuğu dönem. Maraba'dan kalabalık bir düğün alayı, çoğu atlı. Geçit köyüne, davul-zurna şenliğiyle  gelmişler, gelin de odada süslenmek ve ata binmek için hazırlanmaktadır. Bu sırada,  Geçit'ten Palak Durdu (Akdağ), Durdu Yüce, Polat Yusuf (Tatar), Çavuş Küçük, Aziz Tatar ve daha birkaç genç bir araya gelerek, damadın amcası veya dayısına bir oyun yapmak isterler. Bu bir nevi gelenek gibi. İtiraz etmezler. Ancak, oyunun şeklini de bilmemektedir, Marabalılar. Üstteki aksamı (aletler) olmayan tekeri mevcut bir kağnı mazısını getiren Geçitliler, adamı bu mazıya kendir ile bağlamaya başlarlar. Düğün alayına kumanda eden Maraba'nın muhtarı; “siz nasıl bir oyun yapacaksınız?” diye sorar. Oyun yapacak olanlar; “biz bu adamı bağladıktan sonra, şu rampadan iterek Söğütlü Çayına düştükten sonra kurtaracağız.”

Muhtar akıllı adam. Ölüme kıl payı bir oyun. “Bu, son derece tehlikeli bir oyun. Başka türlü oyun yapabilirsiniz. Ama, ben bu tehlikeli oyunun yapılmasına müsaade edemem. Bundan vazgeçiniz” demesine rağmen Geçitlilerin ısrar etmesi  üzerine kafasının tası atan muhtar;

“Biz bu gelini almaktan vaz geçiyoruz. Dönün bakalım” deyip Maraba yolunu tutarlar. Gerek kızın yakınları, gerekse köyün ileri gelenleri; “ biz ne yaptık? Bu nasıl yanlış ve hatalı davranış?” deyip, hemen bir grup atlı oluşur. Gelin alayına, köye varmadan yetişirler. Özür dilerler. Dönmeleri için rica ederler. Onlar da; “pişmiş aşa su katmayalım. Madem ki özür diliyorlar. Yanlıştan dönmek de bir meziyettir. İstirhamı kabul edelim” diyerek dönüp Geçit'e gelirler. Gelini alıp, aynı şenlikle Maraba'ya dönerler.

Olay, o yıllardan beri söz edilip, örnek gösterilerek, düğün şenliklerinde bu ve buna benzer oyun yapılmasından kaçınılması gerektiği bilhassa gençlere, yaşlılara tembih edilmektedir.

Not: gerçekten, düğünlerde böylesi şakalar çok tehlike arz etmektedir. Üzücü örnek; UN SANDIĞI  2. cilt kitabımda söz edilen Keçemağara köyünde kavağa bağlanarak düğün şakasında bir gencin ölmesi, Malatya'dan gelen seğmenlerin bir gelin bir de ölü ile dönmeleri olayı her zaman yaşanabilir. Bu gibi üzücü olayların tekerrür etmemesi için böylesi şakalardan uzak durulması en doğru yoldur. Hatırlatmak istedim. Sevgilerimle.  

Selver hanımefendi ve Memiş Efendi, Maraba'dan İstanbul'a nakletmiş, okuttuğu çocuklarından Ömer  bey ile Fatih bey Uzman Doktor ve Mustafa bey de elektrik mühendisidirler.

Kaynak; Maraba'dan Mevlüt Tontuş, Geçit'ten olup Kaymakamlık Yazıişleri Md.lüğünden emekli Osman Çiçek.