ANA SAYFA
     UN SANDIĞI

 

  Un Sandığı

Hakkında Ne Dediler ?

  Un sandığ - 1

  Un sandığ - 2

  Un sandığ - 3

  Kitabı Nasıl Alırım?

     MEHMET GÖÇER

 

  Hayatı

  Yaptıkları

  Eshab-ı Kehf Hakkında

Yaptığı çalışmalar

 

     LİNKLER

 

  www.elbistaninsesi.com

 

  www.yediuyurlar.com

 

   ZİYARETÇİ DEFTERİ

  OKU           YAZ

     SAYAC

     İLETİŞİM

    SİTE DESIGN BY

Mevlüt Köşker

 

    YAYINEVİ

Elbistanın Sesi Yayınları
GÖÇER OFSET
Tel.: 0.344- 415 40 40
415 40 41 - 415 03 08
0 542 237 05 19
Her hakkı mahfuzdur.
İzin alınmadan iktibas edilemez.
www.elbistaninsesi.com
gazete@elbistaninsesi.com
Dulkadiroğlu Cad.Melek Sk. No:4
Elbistan

Düşmanın Kurşununu Yolundan Çeviren Söz

Düşmanlık; kötüden de kötü şeydir. Ferdin ferde düşmanlığı, komşunun komşuya, kabilenin kabileye, köyün köye, ilçenin ilçeye, ilin ile, hattâ ülkenin ülkeye v.b. düşmanlıklar. Tekrar ediyoruz; düşmanlık kötüden de kötüdür… Malûm olduğu üzere, bu gibi düşmanlıkların zıddı, alternatifi kuşkusuz barıştır. Bu bağlamda, T. C.'nin kurucusu ve banisi Gazi Mustafa Kemal Atatürk; “YURTTA SULH, CİHANDA SULH” diye, ne güzel bir vecize lütfetmiştir insanımıza ve insanlığa.

 Yukarıda söz ettiğim birey, aile, grup, gruplar, toplum ve ülkeler arasında husûmet - düşmanlık olmadığı takdirde, yurtda da, cihanda da barış ve huzurlu bir dünya olacağı muhakkaktır. Bunun da en iyi reçetesi “TATLI YE, TATLI KONUŞ” misâli, kişilerin birbirine güler yüz, tatlı dil ile mukabele etmeleri, herhangi bir hoşnutsuzlukla karşılaşıldığı takdirde o durumun hoşgörüyle karşılanmasıdır. Bir kötülük yapana, hemen kötülükle mukabele etmek, yangını körüklemek gibidir. Bu çerçevede, başlıkta sözü geçen olay, Elbistan'a bağlı Büyük Yapalak kasabasında  yaşanır, durum şöyle seyreder:

Yıl 1960. Bedirler kabilesi ile Bulutlar kabilesi arasında eskiden beri süre gelen (olmaz olsun) bir kan davası husûmeti vardır. “Güçcük Mehmet” namı ile anılan Mehmet Bulut'un muhatabı; “Ellez Ağa “ namı ile anılan Ellez Ülger'dir. Olacak ya, bu hasımlığı içine bir türlü sindiremeyen Güçcük Mehmet yiğit mi yiğit. Cesur mu cesur. Annesi ise; "Aman oğlum, elini kana bulama, südümü helal etmem" demiş. Bir akşam, mavzari eline alan Güçcük Mehmet, pusarak Ellez Ağa'nın yatak odası penceresinin dibine varıp dayanır. Yatacağı anda ateş edecektir. Bu kişi, belli bir mesafede, yumurtayı da vuracak kadar atıcıdır. O hasmını bekleyedursun. Biz gelelim uygulama safhasına:

     Gece geç vakit, yatma zamanıdır. Ellez Efendi odasına gelmiş, eşi Remziye Hanım da az sonra gelmiştir. Remziye Hanım; “Herif, herif sen düşmanlı adamsın. Hem penceren açık, üstelik perdesini de çekmiyorsun. Hem kapat, hem de perdeyi çek” der. Bu konuşma dışarıda rahatça duyulmaktadır. Ellez Ağa, eşi Remziye Hanıma şöyle konuşur; “Hanım, hanım!.. Benim düşmanım olan Güçcük Mehmet yiğit adam. Eşimin yanında bana kurşun sıkmaz” cevabını verdiğini duyan Mehmet Bulut, değil tetiğe dokunmak, mavzer elinden yere düşer. Sevinç şokuna girer. “Ben ne yapıyorum?. Beni bu göz ile görene nasıl kurşun sıkarım?” deyip akabinde dönerek evine gelir.

Mehmet, annesinin eline, ayağına kapanır ve geçen durumu tek, tek anlatır. Bunu duyan Remziye Hanım; “Seni bu gözle görene nasıl kurşun sıkılır? Sen çok iyi düşünmüş ve böyle bir adama iyi ki kurşun sıkmamışsın. Oğlum, şimdi beni dinle; madem ki Ellez Ağa senin hakkında bu yargıyı yapmış ve böyle konuşmuş.. “ Şaşmaz, yanılmaz bir Allah”tır. Bundan böyle eğer Ellez Ağaya kurşun sıkarsan südümü sana haram ederim” der. Ve böylece, büyük fecaatlara yol açması kaçınılmaz olan husûmet fırtınası eyyam bir bahar havasına dönüşür.

Kaynak; Büyükyapalak Belediye Başkanı Hacı Buğday.

Gençler!. Gençler!... : yukarıda okuduğunuz yaşanmış bu olay, iyi düşünürseniz; sizlere canlı bir ibret levhasıdır. Başlıkta; “düşmanın kurşununu yoldan çeviren söz” ifademizin böylece gerçekleştiği görülmektedir. “İyi söz yılanı deliğinden çıkartır” ata sözü de bu duygunun bir başka şekli olsa gerek. Kötülük, af buyurun, bir pisliktir. Bunu etrafa saçarsan, pis koku yayılır, insanları rahatsız eder. Üstelik, etrafa mikrop dağılmak suretiyle tehlikeli hastalıklar yayabilir. Amma velâkin; bu pisliğin üstüne koku çıkmayacak bir şekilde toprak örtülür, üzerine de birkaç gül fidanı dikilirse, o yer gül gülüstanlık olur. İşte, düşmanlık çekişmek de buna benzer. Düşmanlığın yerini barış alırsa tabiî…