ANA SAYFA
     UN SANDIĞI

 

  Un Sandığı

Hakkında Ne Dediler ?

  Un sandığ - 1

  Un sandığ - 2

  Un sandığ - 3

  Kitabı Nasıl Alırım?

     MEHMET GÖÇER

 

  Hayatı

  Yaptıkları

  Eshab-ı Kehf Hakkında

Yaptığı çalışmalar

 

     LİNKLER

 

  www.elbistaninsesi.com

 

  www.yediuyurlar.com

 

   ZİYARETÇİ DEFTERİ

  OKU           YAZ

     SAYAC

     İLETİŞİM

    SİTE DESIGN BY

Mevlüt Köşker

 

    YAYINEVİ

Elbistanın Sesi Yayınları
GÖÇER OFSET
Tel.: 0.344- 415 40 40
415 40 41 - 415 03 08
0 542 237 05 19
Her hakkı mahfuzdur.
İzin alınmadan iktibas edilemez.
www.elbistaninsesi.com
gazete@elbistaninsesi.com
Dulkadiroğlu Cad.Melek Sk. No:4
Elbistan

Büyükyapalak'ta  Muhtarlık Seçimi

Yıl 1945'ler. Elbistan ilçesine bağlı Büyükyapalak köyünde (şimdi kasaba) Muhtarlık seçimi yapılacaktır. Daha önce seçim günü ilan edilmiş ve gereken hazırlık yapılmıştır. Seçim yeri köyün Ulu Camiî'dir.

O zamanki seçim usulü şöyle: sandık görevlileri kapı önüne konulan bir masadadırlar. Muhtar adaylarının adları sırasına göre bir kâğıtta  yazılıdır. Dışarıdan gelen seçmene kurul, “oy'unu kime veriyorsun?” diye sorduğunda; “fülana veriyorum” der ve o adayın ismi altına bir işaret konulur. Oy'unu (rey'ini) kullanan camiye girmek zorunda olup, seçim sonuna kadar da dışarı çıkmak yasaktır.

Muhtar adayı ikidir. Biri eski muhtar Bakoğlu, diğeri Osman Poyrazoğlu'dur (*). Olacak ya, yıllardır muhtarlık yapana köylü; “sen artık istirahat et, yoruldun” demek fikrinde kararlı. Seçmen, oy kullanmaya başlamıştır. Her gelen: “Osman Poyrazoğlu” der. Her iki muhtar adayı da seçim kurulu masasında oturmaktadırlar. Herkes oy'unu kullanmış, seçimin sona erdiğine dair zabıt tutulmak üzere. O anda kendi kendine de oy vermeyi uygun bulmayan Bakoğlu; mertçe, yiğitçe; “benim oyum da  Osman Poyrazoğlu'nun” der. Böylece, yeni muhtar Osman Efendiyi, kutsal oyunu vererek bir nevi kutlar, varıp kucaklaşarak tebrik edip; “hayırlı olsun” der.

Not: gönül ister ki, her muhtar, Bakoğlu gibi muhatabını tebrik etsin, “Hayırlı olsun” temennisinde bulunsun. Zaten, demokrasinin gereği de budur. “Karşı taraf kazandı” diye ona cephe almak, küsmek çok çok yanlıştır. Çok çok abestir. Gerek muhtarlık ve gerekse diğer herhangi bir seçimin mağlubu, galip geleni böyle mertçe tebrik etmeli, kesin kes ona ve onun taraftarlarına cephe almamalıdır. Şu bilinmiş ola ki; insanlığın da, yiğitliğin de temeli budur. Böyle de olmalıdır.

Gençler!.., Gençler!.: yukarıda okuduğunuz konu, olay sizlere ibret levhası olmalıdır.. Yarın ülkenin yükünü omuzladığınızda, muhtarlıktan tutun milletvekilliği seçimine  kadar uzanan  seçim maratonuna katılabilirsiniz. Seçimi kaybettiğiniz takdirde, Bakoğlu gibi, yiğitçe muhatabınızı tebrik etmelisiniz. Kazandığınızda da, sakın ola şımarmayasınız. “Ne oldum delisi” durumuna düşmeyesiniz. Engin gönlünüz daha da enginleşmelidir. Kibir insanı yükseltmez, daima inişe sürükler. Hattâ, dinimiz; “Kibrin hasmı Allah” buyurmuştur. Kibirli insanın dost edinmesi zordur. Bırak dost edinmeyi, mevcut dostlarını da kaybetmeye mahkûmdur. Takdir sizlerin… Bizden hatırlatmak… Mutlu bir gelecek dileğimdir sizlere.

 (*) İnşaat Mühendisi Poyraz Poyrazoğlu'nun babası