ANA SAYFA
     UN SANDIĞI

 

  Un Sandığı

Hakkında Ne Dediler ?

  Un sandığ - 1

  Un sandığ - 2

  Un sandığ - 3

  Kitabı Nasıl Alırım?

     MEHMET GÖÇER

 

  Hayatı

  Yaptıkları

  Eshab-ı Kehf Hakkında

Yaptığı çalışmalar

 

     LİNKLER

 

  www.elbistaninsesi.com

 

  www.yediuyurlar.com

 

   ZİYARETÇİ DEFTERİ

  OKU           YAZ

     SAYAC

     İLETİŞİM

    SİTE DESIGN BY

Mevlüt Köşker

 

    YAYINEVİ

Elbistanın Sesi Yayınları
GÖÇER OFSET
Tel.: 0.344- 415 40 40
415 40 41 - 415 03 08
0 542 237 05 19
Her hakkı mahfuzdur.
İzin alınmadan iktibas edilemez.
www.elbistaninsesi.com
gazete@elbistaninsesi.com
Dulkadiroğlu Cad.Melek Sk. No:4
Elbistan

M. Ali'nin Şapkasından Helva Süzülmesini Babasının Uyarması

İlginç olay, Kahramanmaraş merkez ilçeye bağlı AKYAR (Ağyar) köyünde yaşanır, durum şöyle seyreder:

Yıl 1949. Karaca Mehmet namı ile anılan Mehmet Yılmaz, oğlu Mehmet Ali'yi;Gaffarlı köyünden İbrahim-Fatma ARDIÇ ailesinin kızı Fatma hanım ile evlendirmiş, henüz ayrı eve taşınmamış, tabiî ki  ayrı eve taşınmaya aday. Kaynana, kayınbaba hayatından memnun. Gelin hanım, evi cıncık gibi temiz tutması, vaktinde ve de nefis yemekler pişirmesi ile daha da sevilmekte, özetle hizmette kusur etmemeye son derece özen göstermektedir. Eşinin bu hizmetlerinden dolayı damat Mehmet Ali, eşi Fatma hanımefendiyi  daha çok sevmekte, O'nunla onur duymaktadır.

Sadede gelelim; helva Maraş'a henüz girmiş, baklava da ne ki, balı dahi sollamıştır. Oldukça da pahalı. Pahalı olmasındandır ki, her aile evine götürememektedir. Kazancı asgarî kazançlar içinde olan damat Mehmet Ali'nin bir kg. helva alması mümkün değil. Ne yapıp yapıp ara ara 250 gr. helva alabilmekte, sevgili eşiyle akşamları başa baş kaldıklarında yemektedirler. Bunu imkânlar ölçüsünde  tekrarlayan Mehmet Ali, yine bir gün aldığı 250 gr. Kâğıda sarılı helvayı, şapkasının kıyı tarafına kıstırarak eve gelmiştir. Meydan odasında (şimdi salon diyoruz) koca koca kütükler ocağa konulmuş, alev ve ateşi hem mükemmel ısıtıyor, hem de aydınlatıyor. (O zaman soba yoktu). Herkes ocağın başına ısınmak için toplanmış, âdeta neş'eli ve de mutlu bir aile toplantısı sanki.. Geçmişten bahsedilmekte, masallar ve fıkralar söylenip gülüşülmektedir. Saat ilerlemiş, ocak da salonu iyice ısıtmıştır.     Bu sıcak, şapkaya kıstırılan helvayı etkiler, hem de fazla etkiler. Yavaş yavaş damat Mehmet Ali'nin yüzüne doğru akmaya başlar. Daha önceleri getirdiği helvanın farkında olan, pişkin ve ağırbaşlılığıyla da tanınan Karaca Mehmet, o andaki komik manzarayı hemen algılar. Geline karşı da mahcup etmemeye özen gösterir. Nazik bir şekilde taşı gediğine koyar:

“Vakit geçti. Şapkadaki helva da süzülüp akmaya başladı. Gidin de helvayı odanızda yiyiniz”der.

(Kaynak; KSÜ Elbistan Y. Okulda Öğretim Görevlisi iken, Küçük Orta Boy Sanayi İşletmeler Geliştirme Başkanlığı Kahramanmaraş İl Müdürlüğüne terfien atanan, sözü geçen ailenin evladı Mehmet Yılmaz)