ANA SAYFA
     UN SANDIĞI

 

  Un Sandığı

Hakkında Ne Dediler ?

  Un sandığ - 1

  Un sandığ - 2

  Un sandığ - 3

  Kitabı Nasıl Alırım?

     MEHMET GÖÇER

 

  Hayatı

  Yaptıkları

  Eshab-ı Kehf Hakkında

Yaptığı çalışmalar

 

     LİNKLER

 

  www.elbistaninsesi.com

 

  www.yediuyurlar.com

 

   ZİYARETÇİ DEFTERİ

  OKU           YAZ

     SAYAC

     İLETİŞİM

    SİTE DESIGN BY

Mevlüt Köşker

 

    YAYINEVİ

Elbistanın Sesi Yayınları
GÖÇER OFSET
Tel.: 0.344- 415 40 40
415 40 41 - 415 03 08
0 542 237 05 19
Her hakkı mahfuzdur.
İzin alınmadan iktibas edilemez.
www.elbistaninsesi.com
gazete@elbistaninsesi.com
Dulkadiroğlu Cad.Melek Sk. No:4
Elbistan

Celâ Çarşı İçinde Kırılan Rakı ve Şarap Şişeleri

Yıl 1965'ler, yer, Elbistan ilçesine bağlı Celâ kasabası (*).. 400 yıl önce yaşayan, ünlü hiciv şairi Abdurrahim KARAKOÇ da aynı yerden olup aynı kasaba belediyesinin muhasebecisidir.

Celâ Kasabası halkından Bayram Yetişgen Tekel bayiliği almış, tabiî ki  sigara, kibrit ve çay ile birlikte şarap ve rakı da satmaya başlamıştır. Evet, kasabada bu bir yenilik(!)... Bu, sözde yeniliğin ürünü hemen meyvesini vermiş, gençler            den iştahı kabaranlar bilhassa akşamdan sonra piknik usulü kıyı, köşe semtlerde şarap, rakı içmeye başlayanlar olmuştur. Menhus içki öyle bir şey ki; içki içenlerin anlattıklarına göre içildikten sonra kafanın tutması, sarhoş olunması kaçınılmazdır.                    

İçkiyi içtikten sonra ne yaptığının farkında olmayan gençler, gecenin geç vaktinde nâra atarak halkı ister istemez rahatsız etmeye başlamışlardır. Türkü ve şarkılar söyleyerek cadde ve sokaklarda dolaşan bu gençlere, öteki gençlerden de imrenmeye başlayanların, hattâ katılanların sayısının arttığını gören aydın görüşlü Abdurrahim KARAKOÇ, bir gün Tekel Bayiî Bayram Yetişgen'in ziyaretine varır. Hoş beşten sonra, içkinin CELÂ'ya getirmeye başladığı ve daha da getireceği zarardan bahsetmeye başlar. Bayram; “Bunun böyle gençlere zarar vereceğini ben de hesap edememişim. İnan ki çok pişmanım. Açık konuşuyorum, senin kadar ben de üzgünüm. Fakat, ben buna şu kadar sermaye bağladım. Bunu nasıl yaparım? Bu sıkıntıdan nasıl kurtulurum? O'nu düşünüyorum” deyince Abdurrahim KARAKOÇ; “Say bakalım, şurada görünen ve de görünmeyen tüm rakı ve şarap şişelerini. Ve de yekûnu kaç lira tutmaktadır?.” der. Bir sayım ve hesap; toplam yedi bin lira değer taşıdığını söylemesi üzerine KARAKOÇ, Bayram YETİŞGEN'e şöyle der:

“Bak, Bayramcığım, bu içki tüm kötülüklerin başı ve de anasıdır. Yarın kasabamızda cinayetlere kadar varan olaylara sebep olursa şaşma. İyi dinle; ben sana bir teklifte bulunacağım. Şurada ne kadar şarap ve rakı varsa satın alıp, içkiye gönül koyanlara ve tüm CELÂ halkına ibret olsun için imha etmek istiyorum.” Der. Bayram derhal “Evet hazırım.” KARAKOÇ; “Belki sen de biliyorsun. Benim aldığım aylık bin lira. Hepsini bu gün ödeyemem. Ancak,  iki veya üç taksitte ödeyebilirim. Fakat, bir şartım var, bundan sonra bunu kasabamızda satarsan, şart olsun çarşının içinde seni rezil ve rüsvay eder, hattâ başının belâsı olurum” der. Bu teklifimi kabul ediyorsan  hemen mukavele yapalım.” demesi üzerine,  Bayram derhal yeniden bir sayım yapar. Gerçekten -7 bin liralık şarap ve rakı olduğu tespit edilir. KARAKOÇ karşıdan iki genç çağırır. Bu durumdan gören ve duyanların ibret almasını da düşünen KARAKOÇ, gençler bir taraftan, kendisi bir taraftan ne kadar şarap ve rakı şişesi varsa caddenin ortasına hızla vurmak suretiyle kırmaya başlarlar. Bayramın da şişeleri kırmaya yardım etmesi gerçekten takdire şâyan.. Çarşı ve etrafı pis bir koku alır. “Bu neyin nesi?” diyen diyene. O muhitteki insanlar toplanır ve durumu öğrenirler ki hayırlı bir iş.. Bu durumdan son derece memnun olan Celâ'nın güzîde insanları özel bir toplantı ve de işin kritiğini yaparlar. Bir akıldane; “Komşular, şu uygulama tüm kasabamızın menfaatınadır. Büyük bir belâyı savmış oluyoruz. “Bir başa iki yumruk çok” ata sözüdür. Yâni  bu para Abdurrahime çok gelir. “Elin attığı taş ırak gider.” Bu paranın 6 bin lirasını bizler paylaşıp verelim, bin lirasını da KARAKOÇ versin” der ve bu teklif kabul görür. Bu fikir derhal uygulamaya konulur. Bayramın hesabı peşin kapanmış olur. Durumdan Celâ halkı son derece memnun. Bilhassa  anne ve babalar Abdurrahim KARAKOÇ'a, O'nun teklifini kabul edip derhal uygulamaya koyan Bayram YETİŞKEN'e teşekkür ve dua ederler.

Unutulmaz anılar içine giren bu olay, söz başı geldiğinde halen konuşulmakta, gülüşülmekte ve takdirle yâdedilmektedir.

Kaynak, Abdurrahim Karakoç'tan bizzat dinledim.

(*) CELÂ; 1958'de kasaba, 1991'de de Ekinözü adı ile ilçe olmuştur.