|
Abdurrahim Karakoç'un Kurbanlık İnek Alması Olayı
Yıl 1965'ler. Oldukça mükemmel ve
anlamlı şiirleri ile Abdurrahim Karakoç'un ünlenmeye başladığı dönem. Kurban
Bayramı yaklaşmıştır. Karakoç ailesi, kurbanı büyükbaş kesmektedir. Babası Ümmet
Efendi, birkaç yıldır büyük oğlu Bahaettin'in almasına karşın; bu kere
kurbanlığı Abdurrahim'in alması talimatını verir. Baba buyruğu kırılır mı?.
Zaten, Abdurrahim'in, diğer kardeşlerinde de olduğu gibi anne ve babasının
sözünü tutmama defterinde, defterlerinde yazmaz. Böyle tutkun ve de disiplinli
bir aile.
Ertesi gün Elbistan mal pazarına
giden Abdurrahim, baştan sona pazarı dolaşır. İyi bir kısır ineği gözü tutar.
Soğucak köyünden olan sahibi bu genç, hiç de köylü gibi değil. Masa başında
oturan bir memur gibi, kıravat, ütülü elbise ve pırıl pırıl giyinmiş, malcılıkla
pek ilişkisi olmayan biri.. Bu delikanlının ineğine müşteri olur. “İnan ki âbi,
ben fiyatını bilmiyorum. Sen ne veriyorsun?” der. Abdurrahim; “inan ki ben de
bilmiyorum.” deyince, genç; “aha şu adaıma soralım. O ne derse razımıyız?” der.
O adam da, pek malcılıktan anlamamasına rağmen kafadan bir fiyat söyler. Her iki
taraf kabul deyip parası sayılan ineği Abdurrahim teslim alır. Tutup
pazaryerinden ayrılana kadar ineğe dörtbeş kişi talip olur. Çünkü inek oldukça
iyi beslenmiştir. Pazar yerinden ayrılana kadar iki, hattâ üç misli kâr veren
olur. KARAKOÇ bunun ticaretçisi değil ki satsın. Babası Ümmet Efendi de ineği
çok beğenmiş, Abdurrahime koskoca bir âferin çekmiştir.
Kaynak; bizzat kendisinden dinledim.
Not. Böyle inek satın alma tüm dostlar başına.
|