ANA SAYFA
     UN SANDIĞI

 

  Un Sandığı

Hakkında Ne Dediler ?

  Un sandığ - 1

  Un sandığ - 2

  Un sandığ - 3

  Kitabı Nasıl Alırım?

     MEHMET GÖÇER

 

  Hayatı

  Yaptıkları

  Eshab-ı Kehf Hakkında

Yaptığı çalışmalar

 

     LİNKLER

 

  www.elbistaninsesi.com

 

  www.yediuyurlar.com

 

   ZİYARETÇİ DEFTERİ

  OKU           YAZ

     SAYAC

     İLETİŞİM

    SİTE DESIGN BY

Mevlüt Köşker

 

    YAYINEVİ

Elbistanın Sesi Yayınları
GÖÇER OFSET
Tel.: 0.344- 415 40 40
415 40 41 - 415 03 08
0 542 237 05 19
Her hakkı mahfuzdur.
İzin alınmadan iktibas edilemez.
www.elbistaninsesi.com
gazete@elbistaninsesi.com
Dulkadiroğlu Cad.Melek Sk. No:4
Elbistan

Bekçi Hamid'in; Allah'ın Evine  Misafirlik Olayı

1893'de Elbistan'a gelen Erzurum muhacirlerinden Bekçi Yusuf'un oğlu olan ve de Bekçi Hamit namı ile anılan Hamit Bekçi eski şoförlerdendir. Nakliyecilikteki tecrübe ve de mesleğin emektarlarından olduğu için 1966'da kurulan (Daha sonra Şoförler Odası oldu)  Şoförler ve Otomobilciler Derneğinde üye kayıt görevi verilmiştir Bekçi Hamid'e.. İşler aksamasın diye her gün görevine erken gelmekte, evine de geç gitmektedir.. Herkese saygı duyar, dürüst ve dili tatlı bir kişi.

Güneşli Mahallesi Güneşli Camii cemaatından olan Saatçı Nazmi, bir gün sabah namazından çıktığında, Bekçi Hamit'in hızla işe gitiğini görür, kendisi de arkasından koşarak peşine takılıp; “Hamit kardaş!. Hamit kardaaaş!.. Dur hele dur. Sana bir şey diyeceğim” der. Derhal duran Hamit Bekçinin önüne geçer. “Kardaş, kardaş, kusura bakma. Ben, Allah rızası için bu duruma aracıyım. Yolundan alıkoydum. Hakkını helal et. Yanlış anlama. Komşun senden şikâyetçi. Hem de çok çok şikâyetçi…” Kendisini yoklar, başını yere eğip düşünür; “Ben kimi incitmişim ki benden şikâyetçi? Bir türlü çıkartamadım. Söyle bakalım, ben kimi incitmişim?” Diye sorar.

Bak, işte bak, Camiye bitişik gibisin. Ve de öyle yakınsın.

Bu caminin sahibi ALLAH var ya. O seni günde beş defa ezan okutarak; “O sevgili kulum Hamit de gelsin” diye davet ediyor. “Gelmemesine üzülüyorum. İllâ gelsin” diyor. Benden hatırlatmak” der. O anı Hamit Bekçi şöyle anlatıyor: “Başıma sanki bir balyoz indi. Kendime geldim. Derhal eve geri döndüm. Durumu muhterem eşime anlattım. O da çok memnun oldu. Kendisi zaten beş vakit namazını kılar. Bir Müslüman  Cuma  namazına nasıl hazırlanırsa öyle hazırlandım. O günden itibaren Allah'a şükür namazımı geçirdiğimi hatırlamıyorum” der.

Duruma kaynak olan Saatcı Fadıl Usta (Sevinçler) anlatıyor. “Bir de ne görelim; Bekçi Hamit beş vakit camiye gelmeye başladığı gibi, bir de inşaat başlattı. Ayrıca;  ihtiyaca cevap verecek modern bir tuvalet (wc), su yetişmemesi dolayısıyla bir tulumba, havlunun betonlanması v.s.. Hepsinin gerçekleşmesine öncülük yaptı. Ruhu şâdolsun.