ANA SAYFA
     UN SANDIĞI

 

  Un Sandığı

Hakkında Ne Dediler ?

  Un sandığ - 1

  Un sandığ - 2

  Un sandığ - 3

  Kitabı Nasıl Alırım?

     MEHMET GÖÇER

 

  Hayatı

  Yaptıkları

  Eshab-ı Kehf Hakkında

Yaptığı çalışmalar

 

     LİNKLER

 

  www.elbistaninsesi.com

 

  www.yediuyurlar.com

 

   ZİYARETÇİ DEFTERİ

  OKU           YAZ

     SAYAC

     İLETİŞİM

    SİTE DESIGN BY

Mevlüt Köşker

 

    YAYINEVİ

Elbistanın Sesi Yayınları
GÖÇER OFSET
Tel.: 0.344- 415 40 40
415 40 41 - 415 03 08
0 542 237 05 19
Her hakkı mahfuzdur.
İzin alınmadan iktibas edilemez.
www.elbistaninsesi.com
gazete@elbistaninsesi.com
Dulkadiroğlu Cad.Melek Sk. No:4
Elbistan

Allah'ın Korumacısı Sarı Kemal

Yıl 1970'ler. Yandaki Fotoğrafına göz atan çok Elbistanlı tanır Sarı Kemal'ı. Bu kişi Elbistan'ın Büyükyapalak kasabasındandır. Evli, iki erkek bir kız çocuk babasıdır. Evlatları ise şimdi, doğduğu yerden göçerek ayrılmış, doydukları yer olan İstanbul'a yerleşmiş, kendisiyse 2002 yılında Hakkın rahmetine kavuşmuştur.

“Sarı Kemal” namı ile anılan, uzun boylu, iri yapılı oldukça da babayiğit olan Kemal Ölker, ayaküstü alışverişlerle geçimini sağlar, kimseye de zararı olmayan bir kişidir. Anlatacağım yerin tarifini yapıyorum; yaşlıların çoğu bilir: şimdiki İş Bankasının yeri, meşhur motor tamir ustası İhsan Davdav'ın tamirhanesi olup biraz ileride de “SARI” namı ile anılan Muzaffer Ustanın tamirhanesi, daha ötede de Kara namı ile anılan Mehmet Ali Eldelek'e ait kahvehane vardı. Bu kahvehanede geçen komik olay şöyle seyreder:

Mevsim sonbaharın sonları. Kurulan sobalar yakılmaya başlamış, sözün özü şiddetli  kış kapıyı çalmak üzere. Yanmakta olan soba içeriyi ısıtmış, masalarda sohbet edilmektedir. Olacak ya, nerde var, nerde yok zilzurna bir sarhoş içeri girer. Etrafı tam gözden geçirdikten sonra, ağzının çapıdını çeker; “Allah'ın…………'yım deyip bir küfür savurduktan sonra sandalyeye oturur. Yüzde doksan dokuzu “Nemelâzımcılar”dan oluşan müşterilerden hiç mi hiç ses yok. Sarı Kemal da bu kahvededir. Sessizliğe biraz katılır. Dinler, dinler; yine ses yok. Az sonra  bu küfürü savuranın yanına varan Sarı Kemal; bir askeri komutan gibi sert bir tavırla; “Kalk ayağa” der. “Deli deliyi görünce değneğini kırk arşın mesafeden atar” misâli hemen ayağa kalkar. Hazır ol şeklinde bekleyen sarhoşa; “Ulan namussuz, ulan ahlâksız, ulan terbiyesiz,  Allah'ın sahibi, Allah'ın korumacısı yok mu sanıyorsun?” diye sorar. Akabinde Osmanlı tokadını yüzlerine  kondurmaya başlar. Tokat, yumruk darbeleriyle yere serilen sarhoş biraz yerde yattıktan sonra, kahveci tutup kaldırır. Siniri yükselenlerin, diğer deyimle Sarı Kemal'ların çoğalacağını, öylece de başının belâya gideceğini düşünerek; sarhoşu kolundan tutup, ite kaka kapıdan dışarı atar. Böylece akıllı kahveci müessif bir olay çıkmadan durumun noktalanmasını sağlar.

Ruhları Şâd olsun. 

Kaynak: Fatih Öğrenci Yurdu Müdürü Ramazan Yanmaz