ANA SAYFA
     UN SANDIĞI

 

  Un Sandığı

Hakkında Ne Dediler ?

  Un sandığ - 1

  Un sandığ - 2

  Un sandığ - 3

  Kitabı Nasıl Alırım?

     MEHMET GÖÇER

 

  Hayatı

  Yaptıkları

  Eshab-ı Kehf Hakkında

Yaptığı çalışmalar

 

     LİNKLER

 

  www.elbistaninsesi.com

 

  www.yediuyurlar.com

 

   ZİYARETÇİ DEFTERİ

  OKU           YAZ

     SAYAC

     İLETİŞİM

    SİTE DESIGN BY

Mevlüt Köşker

 

    YAYINEVİ

Elbistanın Sesi Yayınları
GÖÇER OFSET
Tel.: 0.344- 415 40 40
415 40 41 - 415 03 08
0 542 237 05 19
Her hakkı mahfuzdur.
İzin alınmadan iktibas edilemez.
www.elbistaninsesi.com
gazete@elbistaninsesi.com
Dulkadiroğlu Cad.Melek Sk. No:4
Elbistan

İnancına Sahip Çıkan Sarhoş

Yıl 1995. Mevsim yaz sonları. Anlatacağım olay; Tekirdağ ili Şarköy ilçesinin deniz kenarı yazlık sitede geçer, ilginç durum şöyle seyreder:

Darende'nin Karaoğuz köyünden (Şabük, Sakızlı) olup İstanbul'da ticaretle uğraşan Osman Meral'ın yazlığı, kendisi kadar dost ve yakın komşularının da piknik yeri olup ayrıca sofrası açıklardan da olduğunu söylersek; “Yanılmışsın” diyen dostlarının çıkacağını sanmıyorum. Mangal sofrasından sonra çay da demlenmiştir. Tavuk ve balık şiş'in üzerine de çay… Bilindiği gibi çay, hem yorgunluk giderir, hem de hazım yönünden çok iyi olur. Evet, çay faslı başlamıştır. Sofrasına gelen esnaftan  Zekeriya Çelik, Enver Doyuran, Mehmet Çelik, Necati Güneş, aynı zamanda Osman Meral'ın misafiri Hüseyin Derindere ve Şevki Karabulut'tan oluşan grup çay sohbetine, diğer deyimle, çay muhabbetine dalmışlardır. Âdetâ felekten bir gün çalmaktadırlar. Böyle sohbet, böyle sevgi ve muhabbet tüm dostlar başına..

Ne tesadüf ki, o sitede oturan, Şarköyden olup Almanya'da çalışırken izne gelen Almancı Ali B. de biraz ötede bir çilingir sofrası kurmuş demlenmeye başlamıştır.  Almancı, birkaç bardak atınca cömertliği tutar, çay içen sofra komşularını sofrasına davet eder. Bunlardan hiç birisi o sofranın adamı değil. Ancak, misafir Hüseyin Derindere hariç. Almancının davetinden birkaç dakika sonra; “Haklı olarak siz bu arkadaşın davetini bir nevi ret ettiniz. Davete icabet sünnettir(!). Bari ben katılıyım da gönlü hoş olsun” deyip kalkarak o sofraya oturur. Bilindiği gibi, bütün kötülüklerin anası da, babası da rakı, şarap ve diğer uyuşturuculardır. Hepimizce malûm; içki şişede durduğu gibi hiç mi hiç durmaz. Bunu bütün insanlık bilir. Bu iki kafadar, dozajını kaçırıncaya kadar içerler. Artık iyice sarhoş olan Almancı; “Benden yiğit yoktur” dercesine başlar sağa-sola küfürler savurmaya.. (Sarhoştan başka ne beklenir ki?).. Bu kere de,  başlar mukaddesata ve inanca küfür etmeye.. Derindere de zaten derecesini bulmuş, his ve duygu açısından Ahmet B.nin de siniri iyice tepesine çıkmıştır. Deyim yerinde ise iki aslan (!) karşı karşıya. Bir dinleyip, iki dinleyen Hüseyin Derindere, “Kendine gel, dikkatli ol” şeklinde uyarır, ikaz eder. Yine aldırış etmeyip küfürü sürdürmesi üzerine sabrı taşar. Adamın dalgınlığından da istifade ederek, kalkmasına fırsat vermeden başına çöker ve öyle ki birkaç yumruktan sonra boğazına sarılıp sıkmaya başlar. “Beni boğuyor, yetişin” diye seslendiği anda; “Ulan terbiyesiz; sen beni üç-beş bardak rakı uğruna, inancıma ve mukaddesatıma küfür mü ettireceğini zannediyorsun? Değil biçkaç bardak rakı, dünyayı versen ben mukaddesatıma küfür ettirmem ve küfür edene de iyi diyemem” diyerek adamın boğazını sıkmaya devam ederken, Zekeriya ile Osman yetişip elinden alır, olay da burada noktalanır.  Ruhları şâd olsun. Kaynak; Kadir MeralL.

NOT: Gençler!., Gençler!.. İyi dikkat ediniz.. Yukarıdaki olayı çok dikkatli okuyunuz. İçkinin ne kadar kötü bir şey olduğunu hesap edip, dirseğinizi masaya dikip, elinizi de yüzünüze koyup tekrar tekrar düşününüz.. İçkiye heves eden kim olursa olsun, akıbeti bu olay gibi olacağı tartışılmaz. Az önce sofrada dost olup, içki içen iki kişinin az sonra düşman kesilip, boğazına sarılıp boğmaya kadar gitmesi ne kadar düşündürücü değil mi? Bu itibarla, siz, siz olun, içkiye ve de tüm uyuşturuculara kesinkes heves etmeyiniz. Aksi halde sizin ve sizlerin de akıbeti yukarıdaki üzücü olay gibi duruma düşmeniz kaçınılmaz olur. Atalar; “İçki öldürür, kumar söndürür, spor güldürür” diye boşa mı demişler?. Hatırlatmak istedik. Takdir yine de sizlerin…