|
Kore
Savaşında Erzurumlu İki Askerin Gözcülüğü
“- Komutanım; biz, Hekâbetli Ahmet,
Sülügülü Mehmet. Zirvedeki kayaların dibine saklanmış, düşmana bakıyoruz. Düşman
öyle geliyor ki, binlerce.. Sayılacak gibi değil. Ne diyorsunuz? Vuralım mı?
Yoksam cıralım mı? (Kaçalım mı?”
Komutan;- Acele geliniz emrini
verdikten sonra, bilahare, düşmanın üzerine topçu atışı başlatılıp hedef tahrip
edilerek, Çin ordusuna büyük zayiat verdirilir.
Üsteğmen Mehmet GÖNENÇ'in Şehit
Oluşu
Kore Savaşının yukarıda sözü geçen
yörede, iki gün sonra şöyle bir manzara sergilenir:
Topçu Birliğinde, ileri gözetleyici
subay olarak görev yapan GÖNEN'li Üsteğmen Mehmet GÖNENÇ görev mahalline
vardığında, etrafı sayılamayacak kadar Çin askeri tarafından kuşatılır. Olayı
gören GÖNENÇ, derhal durumu telsizle birliğine; “Bulunduğum yer; enlem-boylam
hesabından bin metre mesafedeyim. Yerim ormanlıktır. Ben bir ağacın başına çıkıp
ateş etmek üzereyim. Siz de derhal üzerime atış TOP'layınız.” deyip, üç defa bu
komutu tekrar ettikten sonra; “VATAN SAĞ OLSUN!..” deyip telsizi kapatır. Bundan
sonra altı toplu, üç batarya ile tarif edilen hedefe üç saat süresiz atış
yapılır. Olay neticesi, muharebe sahası kontrol edildiğinde Üsteğmen GÖNENÇ,
çıktığı ağacın çatalında şehit olmuş. Fakat, binlerce de Çin Ordusuna zayiat
verdirilmesinin öncülüğünü yapmıştır.
Kore Savaşı'nda Diğer Bir Olay da
Şöyle Gerçekleşmiştir:
Yukarıdaki iki anıya kaynak olan Em.
Bşçvş. İhsan Şimşek; aşağıdaki konuyu da, aynı birlikte Silah Teknisyeni ve de
yakın dostu ÖDEMİŞ'li Mehmet Astsb.'dan bizzat dinlediği olay şöyle seyreder:
Savaş yeri, yine Kunuri bölgesi.
Çatışma had safhada. Muharebe İleri KARAKOLUNDA görev yapan Astsb. Mehmet ve on
askerden oluşan mangası bir gece baskınına uğrar. Hakim bir tepede olmalarına
rağmen mangasının çoğu şehit olur.. Savaş bu.. Ölür de, öldürür de.. Bu gayet
tabiîdir. İşin en önemli yanı, yalnız kalan Mehmet Astsb.'ın makineli tüfeği
bizzat kendisi kullanmasıdır. Çünkü o silahın teknisyenidir. Nasıl mı dediniz?
On (10) sandık dolusu mermiyi takriben üç saat aralıksız atış yapması, düşmana
tahminlerin üstünde zayiat verdirmesi, dolayısıyla birliğini baskından
kurtarmasıdır. Bu durum harikulâde bir kahramanlık olayıdır. (Daha sonra
Tuğgeneral olan Zeki Tanrıverdi o gün Kd. Ütğm. Rütbesi ile Bölük Komutanıdır.)
Komutan Harp sahasını gezip, olayın vahametini görür. Mehmet Astsb. olay
esnasında takriben on bine yakın mermi sarfettiğini ve bu sayede birliğin
baskından kurtarıldığını anlayan Bl. K. Ütğm. Zeki Tanrıverdi, Mehmet Astsb.'ı
sevinç göz yaşları ile bağrına basmasının akabinde durumun kritiğini yapar ve de
şöyle der:
Komutan: “- Gece zifiri karanlık tı.
Siz birliğimizi, hem büyük bir baskın ve büyük zayiat vermekten kurtardınız, hem
de düşmana tek başına büyük zayiat verdirdiniz. Bundaki sır nedir? Bunu özetler
misiniz?”
Mehmet Astsb.: “- Komutanım: bunun
ayrıntısını ve de sırrını ben de izah edemem. Çin askerlerini gündüz gibi
görüyordum. Öyle ki; mermilerim hiç mi hiç boşa gitmiyordu. makineli tüfeğim bir
an tutukluluk veriyor, akabinde gündüzmüş gibi söküp takarak tekrar çalışmasını
sağlıyordum. On (10) sandık dolusu mermiyi yalnız başıma tükettim. Ama, bunun
sırrını izah edemem. “ cevabını verir.
Komutan Mehmet Astsb.; “-Sen millî
bir kahramansın. Bu, herikulâde kahramanlığını Karargâh Komutanlığına
bildireceğim. Gereken takdir ve taltif yapılır.” Der. Dönem sonu yurda dönen
Mehmet Astsb. İZMİR'e geldiğinde, NATO K.nın organizesi ile büyük bir törenle
karşılama yapılır. Aynı gün Ödemiş'ten gelen kafile de oradadır. Mehmet'i,
kafile Bşk. ve günün kaymakamı topluluk adına bağrına basarak sevinç
gösterisinde bulunulur.
Kazası Ödemiş'e geldiğinde ileri gelen eşraflar tarafından da maddi ve manevi
destek yapıldığı sırada, sunucu, diğer bir eşrafa seslenir; “AĞA SEN NE
Diyorsun?” deyince, aşka gelen ve milli hissi coşan Ağa da; “Ben de canımdan can
veriyorum. Sevgili kızımı ALLAH'ın emriyle bu millî kahramana veriyorum.
Nikâhını da burada kıyınız. Kızımın elinden tutup teslim edeyim” demesi ile koca
topluluk sevinç göz yaşları ve de alkışlar içinde durum noktalanır.”
|