ANA SAYFA
     UN SANDIĞI

 

  Un Sandığı

Hakkında Ne Dediler ?

  Un sandığ - 1

  Un sandığ - 2

  Un sandığ - 3

  Kitabı Nasıl Alırım?

     MEHMET GÖÇER

 

  Hayatı

  Yaptıkları

  Eshab-ı Kehf Hakkında

Yaptığı çalışmalar

 

     LİNKLER

 

  www.elbistaninsesi.com

 

  www.yediuyurlar.com

 

   ZİYARETÇİ DEFTERİ

  OKU           YAZ

     SAYAC

     İLETİŞİM

    SİTE DESIGN BY

Mevlüt Köşker

 

    YAYINEVİ

Elbistanın Sesi Yayınları
GÖÇER OFSET
Tel.: 0.344- 415 40 40
415 40 41 - 415 03 08
0 542 237 05 19
Her hakkı mahfuzdur.
İzin alınmadan iktibas edilemez.
www.elbistaninsesi.com
gazete@elbistaninsesi.com
Dulkadiroğlu Cad.Melek Sk. No:4
Elbistan

“Atımın Tek Nalı Bir Okka Gelirdi”

Başlıktaki ifadeler, Darende'nin Yenice köyü (şimdi kasaba) Aşağı mahalle halkından, “ZORDELİ” namı ile anılan Mustafa  Dede'ye ait.

Yıl takriben 1915. Yer; Hacağa namı ile anılan Hacı Yücel'in kapısı önü. Mevsim güz, güneşli bir hava. Zordeli, Dedekuş namı ile anılan İbrahim Pektaş, “Saatağa” namı ile anılan Sait Ekici, Darende bölgesinin başpehlivanı Veli Dilekçi (Kurt Veli), “Böcük Mamet” namı ile anılan Mehmet Kurnaz ve daha birkaç kişi ile sohbet etmektedirler. Babam Süleyman Göçer 8-10 yaşlarında. O da biraz ileride konuşulanları rahatça duymakta ve dikkatle dinlemektedir.

Derken, söz askerlikten açılır. Zordeli (*) askerlik serancamını ballandıra ballandıra anlatmaktadır. Söz, gele gele kadana atlarına dayanır ve ekler; “arkadaşlar arkadaşlar, benim bir Kadana atım vardı. Her nalı bir okka (*) gelirdi” diye desteksiz bir söz atar ortalığa.

Dinleyenlerden bir itiraz eden olmaz. Babam Süleyman Göçer, çocuk olmasına rağmen biraz beri gelip söze karışarak;

“Mustafa Dede!.. Mustafa Dede: hiç bir tek nal bir okka gelir mi? bu lafın kırmızı” deme cesaretini gösterir. Bastonunu kapan Zordeli:

“Ulan, sen benim atımın seyisi miydin (bakımcısı)? benden daha mı iyi biliyorsun?” deyip peşine düşer ama, hızlı kaçtığı için yetişip bastonu vuramaz.

Not: bu durum unutulmayan anılar içine girer. Yeri ve zamanı gelip, abartarak  konuşan olduğunda, “Zordeli'nin dediği gibi, bu lafın kırmızı” diye takılırlar. Ruhları şâd olsun. (*) Zordeli Mustafa; Mamoğ namı ile anılan merhum Mehmet Yücel'in kayınbabasıdır.

Not; Gençler!., Gençleer!. Konuşurken dikkat ediniz. Gerçeğin dışına çıkarak söz sarfederseniz, küçük yaştaki bir çocuk bile sizleri kınar ve yalan söylediğinizi yüzünüze vurarak mahcup duruma düşürür. Çıkla, yukarıdaki olay gibi. Bizden hatırlatmak.

Kaynak; babam Süleyman Göçer'den bizzat dinlemiştim.

(*) Bir okka  1.300 kg.dır. Bu fıkrayı yazarken, her ihtimale karşı çarşıya çıkıp araştırdım. Nal satan Demirci Cemil Özpolat'a, ayrıca, bir zamanlar hem yapıp ve hem de satan Ahmet Çanak ustaya sordum. “Kesinlikle bu doğru değil. En büyük nal 700 gr gelir” dediler. Ve böylece; “Zordeli'nin kafadan attığı, Süleyman Göçer'in; “bu lafın kırmızı” dediğinin doğru olduğu anlaşılmaktadır.