ANA SAYFA
     UN SANDIĞI

 

  Un Sandığı

Hakkında Ne Dediler ?

  Un sandığ - 1

  Un sandığ - 2

  Un sandığ - 3

  Kitabı Nasıl Alırım?

     MEHMET GÖÇER

 

  Hayatı

  Yaptıkları

  Eshab-ı Kehf Hakkında

Yaptığı çalışmalar

 

     LİNKLER

 

  www.elbistaninsesi.com

 

  www.yediuyurlar.com

 

   ZİYARETÇİ DEFTERİ

  OKU           YAZ

     SAYAC

     İLETİŞİM

    SİTE DESIGN BY

Mevlüt Köşker

 

    YAYINEVİ

Elbistanın Sesi Yayınları
GÖÇER OFSET
Tel.: 0.344- 415 40 40
415 40 41 - 415 03 08
0 542 237 05 19
Her hakkı mahfuzdur.
İzin alınmadan iktibas edilemez.
www.elbistaninsesi.com
gazete@elbistaninsesi.com
Dulkadiroğlu Cad.Melek Sk. No:4
Elbistan

Malatya Valisi'nin Yazısı

İlginç olay Malatya İnönü Üniversitesi İktisadî ve İdarî Bilimler Fakültesinde geçer.

Yıl 1995. Türk Dili derslerine giren Cemil Gülseren ders arasında o fakülteden arkadaşı bir hocanın odasında çay içmekte iken masada bir yazı gözüne ilişir. Dikkatini çeker. Olacak ya, ilginçliği dolayısıyla baştan sona okur. Güzel de bir yazı. Ancak bazı yerlerinde, elindeki kırmızı kalemle düzeltmeler yapar. Nasıl olmuşsa arkadaşı ilk anda fark etmez. Biraz sonra fark ettiğinde yazının bazı yerlerinin çizilip düzeltildiğini görür. Gülseren'e; “Arkadaş ne yaptın? Bu yazı, Vali beyin bir dergi için yazdığı yazı idi. Şimdi nasıl ederiz? Vali beye şimdi ne diyelim?” diye hayıflanır. Cemil Hoca; “hiç üzülme. Benim bu şekilde düzelttiğimi söyle, sanırım makûl görür” demesi üzerine öyle yapar.

Yazıyı Vali Beye sunar. Kırmızı kalemler hemen dikkatini çeker. “Hoca otur bakalım” der. Yazıyı baştan sona okur. Bazı yerleri  düzelttikten sonra; “eline sağlık Cemil hocanın. Gerçekten o düzeltmelerle yazı daha iyi olmuş. Sana da teşekkür, ona da teşekkür” der.  Vali Bey; “siz bu yazıyı tekrar Cemil Hoca'ya götürünüz. Yeniden okusun. Bir düzeltme daha yaptıktan sonra dergiye konulsun” der ve ekler:  “Cemil Hoca bana gelsin, bir çayımı içsin” diye makama çağırır. Bir haylı sohbet ederler. Vali Bey, tekrar teşekkür eder.  Meslekî duyarlılık da bu olsa gerek.

Cemil Hoca bu hatırasını bizzat bana anlattıktan sonra, hani konu da dil olunca çok önemli mesajlar verdi, durumu şöyle genişletti: “Dil, yanlışlığı kabul etmez. Yanlışta ısrar dile zarar verir. Vali de olsa, Başbakan da olsa, hattâ Cumhurbaşkanı da olsa titiz olmak zorundayız. Her işin bir ehli, her konunun bir bileni olur. Yağcılık, yalakalık yaparak yanlışlara ses çıkartmazsak, yanlışlar doğru algılanır. Doğru ise dokuz köyden işte o zaman kovulur."

Not: Bu kıssada da, başta Gençler olmak üzere, eli kalem tutan herkesime mesaj var. Yanlışta ısrar yanlıştan da yanlıştır. Vali Bey'deki yüksek meziyete bak ki yazısını düzelten eğitimciye teşekkür ediyor. Bu durum gibi başka konularda da karşılaşılabilinir. Söyleyeni dinlemek, gerekeni yapmak, uyarıya ise daha da önem vermek en güzel meziyettir. "...Ben valiyim, ben daha iyisini bilirim" demeyip o yazıda gördüğü yanlışı düzelten Cemil Gülseren hocayı makamında kabul ve teşekkür etmesi yineliyorum; yüksek bir meziyet ve engin gönüllülüğün ürünü değil mi? Bu kıssa büyük adam olmak isteyenlere bir pusula, bir reçete olabilir.