ANA SAYFA
     UN SANDIĞI

 

  Un Sandığı

Hakkında Ne Dediler ?

  Un sandığ - 1

  Un sandığ - 2

  Un sandığ - 3

  Kitabı Nasıl Alırım?

     MEHMET GÖÇER

 

  Hayatı

  Yaptıkları

  Eshab-ı Kehf Hakkında

Yaptığı çalışmalar

 

     LİNKLER

 

  www.elbistaninsesi.com

 

  www.yediuyurlar.com

 

   ZİYARETÇİ DEFTERİ

  OKU           YAZ

     SAYAC

     İLETİŞİM

    SİTE DESIGN BY

Mevlüt Köşker

 

    YAYINEVİ

Elbistanın Sesi Yayınları
GÖÇER OFSET
Tel.: 0.344- 415 40 40
415 40 41 - 415 03 08
0 542 237 05 19
Her hakkı mahfuzdur.
İzin alınmadan iktibas edilemez.
www.elbistaninsesi.com
gazete@elbistaninsesi.com
Dulkadiroğlu Cad.Melek Sk. No:4
Elbistan

Texas Üniversitesi Kütüphanesi Müdürlüğüne Mektup

Dünyanın Süper Devleti durumunda olan ABD'nin Texas Üniversitesi Kütüphanesinin; “ http.//aton.ttu.edu ” internet sitesine, beğeni kazanılarak “Un Sandığı” hikâyemin alınması 'Kültür Alışverişimiz' açısından faydalı olacağı tartışılmaz.. Hikâyemdeki bir eksiğin düzeltilmesi için, İngilizce'ye de çevirip, Türkiye'mizdeki yazışmalar usulü sanarak rektörlük kanalı ile gönderdiğim, cevabı yazının halen gelmemesini, direkt yazmadığıma bağlamaktayım. Bu itibarla sözü geçen kütüphane müdürlüğüne, öncekine nazaran bazı düzeltmelerle doğrudan gönderdiğim mektubumu kitabıma alıyorum:        

 

Texas Tech Üniversitesi Kütüphanesi Müdürlüğüne

                                        ABD- TEXAS

     Üniversitenizin kütüphanesi İnternet Sitesi Uysal-Walker beyefendilerin kontrolünde yürütüldüğünü sandığım “Türk Öyküleri Sandığı” köşesine konulan “Un Sandığı” hikâyesi, benim kalemimin ürünüdür. Umarım yüksek talimatlarınızla, bir başka sayfa açarak İngilizce'ye de çevrilmiş, Dünya Gençliği ve Dünya İnsanlarının bilgisine sunulmuştur. İngilizce'ye çevrilmemişse, temennim; çevrilmesine emir verilmesi beni ziyadesiyle memnun eder. Zira; kitabımın önsöz yazarları “Un Sandığı” kitaplarımı, tetkikinizden de anlaşılacağı gibi: “Stres attırma reçetesi” diye vasıflandırmaktadırlar. Dünyada stresli insan da oldukça çoğaldığına göre, siz beyefendiler de, bu olayı kütüphanenizin internet sitesi sütunlarına taşımakla onların sıkıntısını kısmen de olsa azaltmış oluyorsunuzdur. Elbistanın Sesi Gazetesinin kurucusu ve sahibi benim. Kuruluş tarihi 23/08/1957'dir.

     Bu konuda bir açıklama yapmak zorunda kaldığım için sizleri meşgul ediyorum şöyle ki: “Un Sandığı” hikâyesi gazetem Elbistanın Sesi'nde yayınlanması geniş yankı yaptı. Burada esas sizlerin bilgisine sunmak istediğim konu ve ayrıntı şudur:  bu yankıdan sonra bana ulaşan bilgi ve bulgulara göre, hikâyeye kaynak olan Elif'in babasının adı İsmail değil Hacı olduğu meydana çıktı. Halk “Hacı Ağa” diye çağırmaktaymış. (mış) diyorum, çünkü 100 yılı aşkın önce yaşanan bir aşk olayıdır.. Evlat ve torunlarının soyadı ise “Aslantaş”. Bu adı düzelttikten sonra, sadede geçiyorum:

     Damat adayı Durdu'nun cılız ve zayıflığı karşısında müşkül durumda kalan, bunu bu haliyle görünce nişanlısı Elif'in geri döneceğine kesin gözü ile bakan anne ve babası, yanlarına Durdu'yu da alarak; İsa Peygamber Aleyhisselâmın, deyim yerinde ise Havarileri, yani O'nun ilan ettiği Dini gizlice kabul eden “Yedi Uyurların” 309 yıl uyudukları Mağara Eshabü'l Kehf'i ziyarete giderler. Bir gece bu kutsal mekânda kalıp; “İsa Aleyhisselâm ve Son Peygamber Hazreti Muhammed S.A.V.'in yüzü hürmetine, İsa Peygamberin Havarileri Yedi Uyurlar'ın yüzü hürmetine, oldukça zayıf, cılız düşen oğlumuz Durdu'ya sen güç kuvvet ver” diye akşamdan sabaha kadar Allah'a dua edip yalvararak göz yaşı dökerler. Bu duadan sonra sanki bir zuhurat olur. Temsilde hata yok, sanki bir mûcize yaşanır. 50-55 kg.'larda olan o zayıf bünyenin sahibi Durdu; her yıl belli bir fark atarak 8 yıl içinde yüz on (110) okka (Bir okka bir kilo 333 gr.) gelen bir sıklete sahip olur. Bu gelişmelerin sırasında ecdat sporu güreşe de merak sarar. Köy düğünlerinde hep baş Pehlivan olmaya başlar. Derken ünü bölgeye dağılır, öyle ki; değil Elbistan ve komşu ilçeler, Maraş il sınırı içinde en ünlü pehlivan olur.

     İşte bu kısım gazetenin yayınından sonra meydana çıktı. O zaman yazımına devam ettiğim Un Sandığı kitabımın 1. cildine koydum. Kurumunuzun sitesindeki hikâye dipnotta da belirtildiği gibi gazetem Elbistanın Sesi'nden alınmıştır. O tarihten sonra kitabım yayınlandığı için hikâye eksiksiz konulmuştur. Şimdi size, hem sitenizin internet çıktısı, hem de benim Un Sandığı kitabımın bilgisayar çıktısını ekte sunuyor, e-mail ve web adresimi de yazıyorum: bilgi@unsandigi.com,  www.unsandigi.com .

     İstirhamım; sitenizden eskinin çıkartılıp son şekli olan yenisinin yerine konulmasıdır. Ayrıca, görevlileriniz bu siteme girdiklerinde, birçok fıkralarımı da bulacaktırlar. Uygun görülenleri de sitenize almakta serbesttirler.

     Sizlerin de takdir edeceklerini sandığım bu durum, dünyada enteresanlık ve ilginçlik yönünden; bu güne kadar yaşanmış ilk aşk olayıdır. Dahası; yüz de yüz yaşanmış, hiçbir abartı olmayan bir öyküdür. Öykünün sahibi Durdu Çavuş'un halen evlat ve torunları başta, 331.380 nüfustan oluşan; Kahramanmaraş ilinin kuzey kazaları Elbistan, Afşin, Göksun, Ekinözü ve Nurhak ilçelerinden oluşan bölgemiz halkının bir çoğu bu hadiseyi bilmekte ve sohbetlerde, bu gün olmuş gibi söyleşip gülüşmektedirler. Bu öykünün bilgisi için bir yıla yakın uğraş verdim. Gazetem Elbistanın Sesi ve Un Sandığı (1. cilt) kitabımda yer alması; bölgemizde beni meşhur ettiği gibi bir film şirketini de harekete geçirdi, şöyle ki;

     İstanbul'da Yüksek Mimar Müh., aynı zamanda Büyükşehir Belediyesi Danışmanı, Fransa'nın bir üniversitesinde de Öğretim Üyesi Prof. Dr. Murat Aykaç Erginöz; film yapmak için bu öykünün 220 sayfa 13 bölümden oluşan senaryosunu yazdı. Noterden verdiğim yetki üzerine, Brukan Production Gültekin Film Kuruluşu sorumlusu Engin Alap ve Kasım Gültekin ile anlaşma yaptılar. Bana da bu konuda sık sık bilgi veriyorlardı. Ne var ki, çekimine başlanacağı 2005 yılı Mayıs ayında, şirketin ortakları arasında çıkan anlaşmazlıktan dolayı filmin çekilmesi ay değil gün meselesi iken şimdilik adaylıktan aday adaylığına düştü.

     Demek istiyorum ki; bu durum bir kültür hizmeti ve bir kültür alışverişi olması dolayısı ile tanıdığınız veya tanıdığınızın tanıdığı bir Amerika film şirketine öneride, tavsiyede bulunmanız, ya da, mektubumun içeriğini bir genelleme yaparak, Basın ve Halkla İlişkiler Müşavirliğiniz kanalı ile ABD medyasına İngilizce'ye çevrilerek  haber yapılmasına aracı olmanız mümkün mü?. Dahası; Malatya'da iki yıl önce çevrilen ve de 60'a yakın bölümden oluşan Dumanlı Yol filminde başrolü oynayan Sanatçı Mehmet Emin Eren'den öğrendiğime göre bu yıl bir başka film şirketi Elbistan'a gelip bu Un Sandığı filmini genişleterek çekecektirler. Dünyada daha geniş yankı yapması için bu filme Amerikan film şirketlerinin ortak olmalarında bence faydalı olacaktır. Buna aracı olmanız mümkün mü? Yalnız hatırlatmanız yeterli sanmaktayım.              

     Dünyanın başta gelen üniversitesi Texas Üniversitesi olduğunun bilinci içindeyim. Dolayısıyla da dünyanın en zengin ilim hazinesi olduğu tartışılmaz. Bu olaya aracılığınız, kültür ve sanat sahasında sanırım sizin ve kütüphanenizin, dolayısı ile üniversitenizin adının bilhassa ülkemizde daha çok konuşulmasına vesile olacaktır. Takdir edersiniz ki, bu olay bir kültür olayıdır. Bir kültür alış verişidir. Zaten dost olduğumuz ABD ile aramızda bu filmin çekim olayı dostluğumuzun daha da güçlenmesine vesile olacaktır. Bu, ilginç ve enteresan aşk olayının filmi dünyanın; gerek komedi, gerekse kültür ve bilhassa kız sahiplerine ders olma yönünden önem taşıyacağı kanısındayım. Ayrıca anlatacağım gerçek ilaveler 13 bölümü ikiye, hattâ 3'e katlayacaktır. Size, ya da tensip buyuracağınız bir araştırmacınıza Noter'den her türlü yetkiyi verebilirim.

     Diğer taraftan; şirket uygun görüp film çekimine geldiği takdirde, ağırlanmaları yönünden, Elif'in doğum yeri olan Afşin İlçesine bağlı Tanır Kasabası Belediye Bşk.: “Böyle bir film çekimi yapıldığı takdirde, aylarca misafir etmeye hazırım.” diyor. Bunu, belediye başkanının ağzından bizzat dinledim. Alabalığı da oldukça bol Tanır'ın şelâlesi de o biçim. Bölgemizde en iyi şelâle. Kısaca, çok güzel, turistik bir yer. Dahası, Afşin Kaymakamlığı, Afşin Belediyesi, Afşin Eshabü'l Kehf Külliyesini Koruma Derneği, Elbistan Kaymakamlığı, Elbistan Belediyesi, hatta Kahramanmaraş Valiliği, filmin bir kısmının da il merkezinde çekildiği takdirde İlimiz Kahramanmaraş Belediyesi bu film ekibine önden sona yardımcı olacaklarından kuşku duymamaktayım. Çünkü, turizm açısından önem taşıyacaktır.

     Beyler, bir konuya daha dikkatinizi çekmek istiyorum: Un Sandığı hikâyesi olayının içinde bulunan yukarıda da belirtildiği gibi ilginç bölüm; Hristiyan âlemini yakından ilgilendirmektedir. Neden mi?; 16 yaşında çocuk, boyuna göre kilosu çok düşük, yani oldukça zayıf durumda olan Durdu'nın anne ve babasının Eshabü'l Kehf makamına gidip bir gece dua etmelerinden sonra, her yıl biraz daha kilo almaya başlayan, 7-8 yıl içinde 110 okka, yani yaklaşık 138 kg. gelecek bir sıklete kavuşması ile bölgenin başpehlivanı olması olağanüstü yaşanmış mucizeye benzer bir olaydır. O olay, ancak İsa Peygamber Aleyhisselâmın ve O'nun havarileri Yedi Uyurlar'ın ruhlarının Allah'a; “Bu kullarını kırma Yarabbî” diyerek aracı olup manen niyazları ile gerçekleşmiştir. Demek ki, bu çağrıya O mübarek ruhlar cevap vermiş, bu çiftin duası kabul olmuştur. Bu durum başka nasıl yorumlanabilir ki?

     Kutsal kitap İncil'de ve Kutsal kitabımız Kuran-ı Kerim'de de bahsi geçen Eshabü'l  Kehf Yedi Uyurlar ise, yineliyorum; İsa Peygamber Aleyhisselam'ın Havarileridirler. Yüksek malûmları olduğu üzere, İsa Peygamber Hıristiyan'ların Ulu Peygamberidir. Biz Müslümanlar da İsa Peygamber Aleyhisselam'ı candan sever, sayar ve Ulu Peygamberlerden kabul ederiz. Çünkü Kuran-ı Kerim'de adı en çok geçen peygamberlerdendir. O'nun halen sağ olduğuna ve bir gün, gökyüzünden ineceğine ve dünya insanlığını birlik ve beraberlikteliklerini sağlayacağına inanmakta, buna kesin gözü ile bakmaktayızdır. Kur'an-ı Kerime göre buna inanmayan kâfirdir.

     Beyler, ben; elde ettiğim bilgi ve bulguları bilimsel yönden mahkeme kanalı ile tespit ettirdim. Numarasını yukarıda belirttiğim web sayfama girildiğinde, Eshabü'l Kehf çalışmalarım karşınıza çıkacaktır. Yukarıda da değindiğim gibi, İnternet çıktısını ekte ve de takdirinize sunuyorum.. 

     Takdir edersiniz ki bu durum bir tarih olayıdır. Bu durum bir arkeolojik olaydır. Üniversitenizin ilgili bölümlerinden yeterli uzman ekiplerinizi, Eshabü'l Kehf'i görüp, mahallinde incelemeye davet ediyorum. Bu yeri, detayı ile inceleme yapan Şark İnceleme Enstitüsü Bşk. (Alman) Ark. Dr. Franz Babinger'in bu yer için hazırladığı bilimsel yazısında;  “Bakir bir kültür hazinesi” dedikten sonra görüş ve fikrini şöyle ifade etmektedir:                 

      “Ben Eshabü'l Kehf'in yeri olarak; dünyadaki şu yerleri inceledim; İspanya'da, İtalya'da, Yunanistan'da, Efes'te, Kıbrıs'ta, Tarsus ve son olarak Afşin'deki (Efsus) mağarayı günlerce inceledim. Çevresini, yörenin konumunu vs. her şeyiyle inceledim. Bir astronomi uzmanı, bir arkeolog, bir tarih uzmanı, dinler tarihi yazan, araştıran bir yazar, bir mevkii nasıl incelemesi gerekirse o şekilde inceledim ve şu neticeye vardım: Ya Kur'an-ı Kerimi inkâr edeceksin,  ya da bu mağaranın konumunu değiştireceksin veya değiştirmekle de olmaz, bu her şeyiyle gerçek fışkıran topraklardan alıp götürmek lazımdır. Benim bir araştırmacı olarak, Hıristiyan âleminden elde ettiğim bilgiler münasebetiyle, dünyaya şunu iddia ediyorum; (Seven Steepes) Eshabü'l Kehf, (Efsus) Afşinde'dir.” İşte bir vesika da bu…                                  

      Bu yer için diğer bir belge de şöyledir: bin sekiz yüz yıl (1800)  kadar önce, yapılmakta olan Kilisenin mihrabı her nasılsa yarım kalmış, İslâmiyet döneminde, mimarisi ve dizaynına dokunulmadan ikmal edilmiş ikinci bir mihrap yoktur dünyada. Onun için bu olayın, üniversitenizin ilgili bölüm uzmanlarınca bizzat tetkiklerinde fayda var diye düşünüyorum. Ayrıca, bir düşüncemin daha olumlu karşılanacağını umarak sizlere açıklamak istiyorum;

     Sütçü İmam Üniversitesi (KSÜ) Rektörlüğü olarak, yukarıda da arz ettiğim gibi, Afşin Kaymakamlığı, Afşin Belediyesi, Eshabü'l Kehf Külliyesini Koruma Derneği, sınır komşusu kardeş ilçe Elbistan Kaymakamlığı ve Elbistan Belediyesi olarak, turizmcilik açısından Kahramanmaraş Valiliği olarak, Kahramanmaraş Belediyesi olarak tetkike gelecek olan ekibinizi misafir edip ağırlayacaklarından kuşkunuz olmasın. Bin sekiz yüz (1800) yıldan beri meçhul olan bu kutsal mekânın yeri bu gün bilimsel olarak belirlenmiş, deyim yerinde ise karanlık; yerini aydınlığa bırakmıştır. Bu yer; inanç harikaları içinde bir numaradır diyorum dünyada. “Nasıl mı?” dediniz. Dünyada ikinci bir örneği olmadığı için bir numara diyorum. Çünkü dünyanın otuz üç (33) yerinde “Eshabü'l Kehf bizde” denilmektedir. Yukarıda da değindiğim gibi, sabahleyin doğar doğmaz O mağaraya güneş vurduğunu ispat eden varsa, ben iddiamdan vazgeçiyorum. Araştırdım; başka bir örneği olmadığını anladığım için bir numara diyor, bilimsel olarak yaptığım çalışmaları ve aldığım sonucu bilginize sunuyorum, şöyle ki:      

     Ankara Üniversitesinden 2 Astronomi Uzmanı, Gazi Üniversitesinden bir fizik Prof. olmak üzere toplam 3 uzman bilirkişi tarafından, Afşin Sulh Hukuk Mahkemesi kontrolünde yapılan tespit keşfi rapor ve raporlarını sözünü ettiğim sitemde de okuyacaksınız. İlginç, ilginçliği kadar da enteresan mekânın muhatabı Yedi Uyurlar, yineliyorum; Hıristiyanların dedeleridir. Bu kişiler İsa Peygamberin Havarileri olduğu için böyle konuşuyorum.. İslamiyet'ten önce olup ve yaşandığı için Hıristiyan toplumunu ilgilendirir bu olay… Bu sebepten, bu kutsal mekâna Hıristiyan'ların ve Hıristiyanlığın, dolayısıyla ilim yuvası olan üniversitenizin sahip çıkması gerek diye düşünüyorum.         

     Ayrıca, Un Sandığı hikâyem Avrasya Üniversitesinin de sitesine alınmıştır.

     Yeri gelmişken, düşündüğüm bence önemli bir konuyu daha bilginize arz ve teklif ediyorum şöyle ki; İlimiz Milli E. Md.lüğüne bağlı ilk, orta ve lise öğrenci toplam sayısı iki yüz seksen bin sekiz yüz otuz üç (280. 833)'dır. On bin de üniversitemizi hesaplarsak 290 bin gençliğimiz mevcut. Bu 'Gençlik Ordumu'zu üniversiteniz ile 'Kardeş Gençlik', diğer deyimle 'Kardeş Üniversite' ilan edilmesi isabetli bir girişim olur demek istiyorum bir gazeteci ve yazar olarak.. “Uygun görüldü” müjdeli cevabı yazılarınız tüm Kahramanmaraş halkına bayram havası yaşatacaktır. Rektörümüz ve ilgili bölüm Öğretim Üyeleri bu gibi kültürel hizmetlere çok duyarlıdırlar. Siz beyefendilerin; sayın rektörünüz beyefendiye bu iyi niyet teklifimin iletilmesine aracı olmanız yegâne arzumdur. Bu teklifim olumlu karşılandığı takdirde, sözünü ettiğim resmi birimlerle-birimleriniz arasında, 50 yıllık bir gazeteci ve yazar olarak köprü olmaya hazırım. Derhal yazışmalar başlayabilir. Duruma yeşil ışık yakılırsa tabiî… Bu durum, dünya barışına dahi tesir edecek, insanlığa örnek olacaktır diye düşünüyorum. İlgi gösterildiği takdirde kültür alış-verişimiz sürecektir.

                                                                Mehmet GÖÇER

                                                                Gazeteci-Yazar

Tel.: (0344) 415 40 40, Fax.: 415 40 41

E-mail : bilgi@unsandigi.com  www.unsandigi.com