|
“Herif, Sen Ne Kadar Çirkinsin?”
Başlıktaki cümleler, (Çolak Haçca)
namı ile anılan Haçca teyzeye aittir. Eşi ile arasında geçen ilginç olay şöyle
seyreder:
Yıl 1937. Kahramanmaraş iline bağlı
Elbistan ilçesinin meşhur Nalbantlarından olan ve de Ahrazoğlu namı ile anılan
Hacı Osman Usta evli olduğu Haçca hanım ile mutlu bir yuva kurmuşlar,
yaşantıları çok çok iyi o devire göre. Bu mutluluk devam ededursun, biz gelelim,
“herif sen ne çirkinsin” demesi olayına.
Olacak ya, insan beşer, Haçca
(Hatice) teyze bir gün boş bulunur, eşini sorguya çeker gibi; “herif sen ne
kadar çirkinsin…” der. Aynen damdan düşme gibi. Ahrazoğlu akıllı adam. Bu
sözleri duymamazlıktan gelir. Aradan birkaç gün geçtikten sonra, kendisinden
daha çirkin Nalbant Abdi Ustaya varır: “Meslektaş, bizim hanım bu gün içli köfte
yapıyor. Gidip birlikte yiyelim.” diyerek evine davet eder.
Abdi Ustayı beraberine alan
Ahrazoğlu, evine varır, kapıyı çalar, hanımına: “Haçca hanııım!.. kapıya
gelirmisiniz?” diyerek seslenir. Haçca Hanım; “hayrola, bu herif beni kapıya
niçin çağırır?” der, ama itiraz da etmez. Ahrazoğlu; yanına gelen eşine; “hanım,
hanım, sen geçenler bana çirkinsin diyordun. Başını kaldır bak bakalım, ben mi
çirkinim, Abdi Usta mı?” der. O da, hiç çekinmeden, tereddüt etmeden; buyruğu
emir kabul edip ister istemez Abdi Usta'ya bakıp iyice süzdükten sonra,
“Ahrazoğlu, senin gözlerine kurban. Gerçekten de bu adam çok çirkinmiş” der.
Abdi Usta bozulur. “Ulan Ahrazoğlu, şu yaptığını beğeniyormusun? Beni
çirkinlik-güzellik yarışına mı getirdin? Çolak Haçca da jüri mi? Alacağın olsun.
Ben de sana bir gün bir oyun yaparım, yeri ve zamanı gelince” deyip eve girmeden
çıkıp gider. Ahrazoğlu; “Gel, yahu bu bir şaka. İçli köfteyi yiyelim de öyle
git. Küstüysen barışalım” der ama, Abdi Usta teklifi kabul etmeden ayrılır.
Kaynak, eski demirci ve de
nalbantlardan Demirci Hüseyin Çakmak.
|