ANA SAYFA
     UN SANDIĞI

 

  Un Sandığı

Hakkında Ne Dediler ?

  Un sandığ - 1

  Un sandığ - 2

  Un sandığ - 3

  Kitabı Nasıl Alırım?

     MEHMET GÖÇER

 

  Hayatı

  Yaptıkları

  Eshab-ı Kehf Hakkında

Yaptığı çalışmalar

 

     LİNKLER

 

  www.elbistaninsesi.com

 

  www.yediuyurlar.com

 

   ZİYARETÇİ DEFTERİ

  OKU           YAZ

     SAYAC

     İLETİŞİM

    SİTE DESIGN BY

Mevlüt Köşker

 

    YAYINEVİ

Elbistanın Sesi Yayınları
GÖÇER OFSET
Tel.: 0.344- 415 40 40
415 40 41 - 415 03 08
0 542 237 05 19
Her hakkı mahfuzdur.
İzin alınmadan iktibas edilemez.
www.elbistaninsesi.com
gazete@elbistaninsesi.com
Dulkadiroğlu Cad.Melek Sk. No:4
Elbistan

İkram Edilen Ihlamurun 10 Dakika Gecikmesine Sitem

Osmanlı terbiyesi çerçevesinde yetişen Türk insanının misafir ağırlamasının başında bilindiği gibi çay ve kahve ikramı gelir. Ziyaretçiye de, evlerimize teşrif eden misafire de bu ikramdan sonra; “Aç mısınız? diye sorulur.

Hani yaşlılarımız söz eder; bu soru sorulduğunda akıllı misafir taşı gediğine koyarak şöyle demiş: “…..Falan pınarın başında yattım, uyudum, geldim” cevabını verince, ev sahibi anlamış ki, misafirin karnı aç. Hemen yemek hazırlığına başlar.                  

Yeri gelmişken benim kısa bir ziyaret misafirliğimi anlatmak istiyorum. Yıl 1981'ler. Mevsim kış, ay şubat. Yer Elbistan eski Hükümet konağı. (Şimdiki Polis Evi). Kaymakamlık Yazıişleri Müdürü Yusuf Aksoy'un kızı,  M. Halil Lisesi Md. M. Fatih Köşker'in eşi Emsal Köşker Yazıişleri memuru. Zira baba mesleği. Çünkü babası aynı yerin Yazı İşleri Müdürü idi. Görevim gereği ziyaretimden sonra ayrılırken; “ İlle bir ıhlamur iç de git” dedi. Kırmaya gelmez. Üstelik aile dostumuzdurlar. Dahası; yeğeni Hacı Ahmet Aksoy'un kirvesi olurum. (Kirvecilik, geleneğimiz bilindiği gibi öz kardeş kadar yakın olup kız alıp- kız verme düşmemektedir).

2-3, bilemediniz 4 dakikada geleceğini hesap ederek beklemeye başladım ıhlamuru. Derken tam 10 dakika olmuştu ki, halen ıhlamur gelmeyince, beni bir telaş aldı. Durumumu anlayan Emsal Hanım; “Mehmet amca, hayrola, niye telaşlanıyorsun? Âcil bir durum mu var?” sorusuna cevabım şöyle oldu:    

Dünyada iki şeyin çaresi yok, biri ölüm, diğeriyse geçen zamanın geri gelmesi. Şimdi ben 10 dakika kaybettim. Bu açığı nasıl kapatacağımın telaşı içindeyim demem üzerine Emsal Hanım; “Aman Mehmet abi, bu nasıl hesap? Hiç karşılaşmadığım bir durum. Hayret doğrusu… Benim için bir sürpriz…” diye hayretini belirtirken takdir ve tebrikini de açıklamadı değil…

Çocuklar, Gençler ve daha yukarı yaştaki tüm arkadaşlar; dikkat ederseniz, her gün ömrümüzden bir yaprak eksilmektedir. Allah'ın verdiği ömrü değerlendirmek sizin yani bizim elimizdedir. Okuduğunuz kıssadan hisse kaparsanız çok çok faydanıza olur. Atalar; “Vakit nakittir” diye boşa mı demiş? Yani; vakit paradır demişler. Parayı boşa harcamak ile zamanı boş geçirmek eşdeğerdedir. Bir gazetede; ünlü iş adamlarımızdan merhum Vehbi Koç hayatını anlatırken; “Ben, Pazar günü dahi çalışmışımdır. Zamanı boşa geçirmek ziyandır” dediğini okumuştum. Sizlere bu kıssa ders olsa gerek diye düşünüyor ve tekrarlıyorum; “Aman ha aman, vaktinizi boşa geçirmeyiniz. Hele de, sigara dumanı içinde tavla veya  “Al papazı, ver kızı” şeklinde iskambil kağıdı yüzde yüz zamanı boşa geçiren oyunlarla meşgul olmayınız. İş yoksa Kitap okuyunuz. “İşleyen demir pas tutmaz.” Ata sözü de unutulmayacak vecizelerdendir. Unutmayınız ki; okuyan insanın gönlü şen, kalbi temiz, istikbali de parlak  olur.”            

Gönül dolusu sevgilerimle.