|
Perşembe Günü Kılınan Cuma Namazı
“Perşembe günü Cuma Namazı kılınır
mı?” demeyiniz. Perşembeyi Cuma günü sanan kişi bal gibi kılar.
Yıl 1982. Yer; Ankara Abidinpaşa
Merkez Camiî. Bu civarda ikamet eden Elbistan'ın Çiçek Köyünden Eğitimci
Abdullah Günen, Perşembe'yi Cuma günü sanarak camiye varır. Vaktin gelmesine
rağmen cemaatın azlığına hayret eder. Günü kesin Cuma sandığı için, kendine
göre Cumanın ön sünnetini kılar. Hutbeyi beklerken, kamet başlar. İçinden
homurdanır. “Bu nasıl iş, hutbesiz Cuma namazı kılınır mı?” der, kendi kendine.
“İki rekat Cuma namazı kılmaya niyet deyip” uyar imama. Ne var ki, İmam;, iki
rekat kıldıracağı Cuma namazını (!) dört rekata çıkartır...
Şaşkınlığı daha da artar. “Allah
Sabır” der. “Cuma namazının son dört rekatını kılmaya niyet” der. Diğer cemaat;
“Öğle namazının iki rekat sünneti müekkesini kılmaya niyet” ettiği için,
Abdullah Günen dört rekat kılmaktadır. Müezzin tesbih bölümüne geçer. Kendisi
tesbihi yetiştiremez, duaya ancak yetişir.
O günün Cuma olduğuna kesin gözü ile
bakan Günen, namazdan sonra cemaat kapıya doğru giderken kendisi İmama doğru
yaklaşıp; “Hoca, böyle Cuma namazı mı olur?” diyecek olur. Eğitimcilik
mesleğinde mantık dersi başta gelse gerek. Düşünür. Düşünür. Mantık yönü ağır
basar. Bu soruyu sormaktan vaz geçer. Eve gelir gelmez İlmihal kitabını açar.
Cuma namazı bölümünü bulur. Ayrıntılarını baştan sona okur. Ne var ki, o günkü
gibi bir Cuma'ya rastlamaz. Şaşkınlığı ise devam etmektedir.
Vakit akşam olmuş, merakını bir
türlü aydınlığa kavuşturamamıştır. Olacak ya, Elbistan'ın Eldelek köyünden olup
Ankara'da (şimdi İstanbul'da) İnşaat Müh. ve de yakın dostu hemşerisi Durdu
Küpeli aile misafirliğine gelir. Çay pişmiş hoş sohbet başlamıştır. “Derviş'in
fikri ne ise zikri de o olur” misâli öğleden beri merak ettiği Cuma namazı
konusunu açarak; “…Durdu, Durdu, sen hiç hutbesiz Cuma namazı kılındığını gördün
mü? Veya duydun mu?” diye sorar. “Niye ki?” deyince, “Ben bu gün merkez camisine
gittim, hoca hutbe okumadan Cuma namazı kıldırdı.”der. Durumu derhal anlayan
Durdu Küpeli; “Evet kılınır. İşte böyle bazen kılınır. Sinirlenir gibi yapan
Abdullah Günen; “Bazen kılınır ne demek?” deyince, çok sevdiği arkadaşını daha
fazla sinirlendirmeden cevaplar; Cuma diye, Perşembeden gidersen, Hutbesiz de
kılınır, dört rekatta kılınır. Bu gün Perşembe” deyince, Abdullah Günen;
“Ecdadına rahmet, yahu, öğleden beri bunun merakındaydım. Şimdi rahatladım.
Şaşmaz yanılmaz bir Allah'tır.” der.
Kaynak; halen, Gazi Ü. Kastamonu Fen
ve Edebiyat Fakültesi Dekânı Prof. Dr. Abdullah GÜNEN’den bizzat dinledim.
|